TAHAMMÜLSÜZ HOLLANDALILAR
HER ŞEYE TAHAMMÜL EDERLER AMA TÜRKLER'E YANİLGİYE HAYIR
Her zaman yazmışımdır. Avrupa'da haçlı ruhu yaşadığı sürece, Türkler geçmişte olduğu gibi, bundan sonra da hep horlanacaktır.
Daha önceleri de örneklerini yaşadığımız gibi, spor müsabakalarında Türkiye ile karşılaşma olduğu zaman Hollandalılar'ın haçlı ruhları harekete geçer.
Hiç unutmam, Bursa'daki Türkiye-Hollanda maçını bir Hollandalı tanıdığım ile Bursa'da izlemiştim. Maçı 1-0 kazanmıştık. Hani o Seedorf'un penaltı kaçırdığı maç var ya ?
İşte o maçın sonunda Hollandalı tanıdığım beni tebrik etmediği gibi, homurdama sesinden başka hiçbir ses çıkarmamıştı.
Bu konuda vereceğim örnekler çoktur. Hollanda medyasının hali de bir başka olur.
Dün akşamki 3-0'lık mağlubiyet Hollandalılar'ı perişan etti. Nereye baksan, nereye kulak kabartsan aynı şeyi hissediuorsun: Kim yenerse yensin, yeterki Türkler yenmesin.
Lafı fala uzatmadan bir tek emare göstereyim.
Bugünkü De Telegraaf gazetesinin maş yazısının başlığı neydi biliyor musunuz?
' Oranje, zayıf Türkler'e yeilgi sonrasında play-of şansını kaçırdı''.
Düşünebiliyor musunuz, 'zayıf Türkler' diyor yazar.
Hani 'zayıf bir futbol ülkesi' dese neyse.
Sonuçta fuybolumuz o kadar da zengin değil.
Ama dün akşam Hollanda'yı perişan eden Türk milli takımı zayıf mıydı?
De Telegraaf'ın diğer sayfalara doldurulmuş yazılarının tamamı, teknik heyete ve futbolculara saldıran yazılardı. Ama bir teki daha 'Bravo şu Türkler'e' gibisinden bir deyim kullanmamıştı.
Ben şahsen Oranje için Arjantin'de göz yaşı dökmüş bir gazeteciyim.
Oranjesiz 2016 şampiyonası renksiz olur.
Ama bu defa olmasınlar.
Hadi, hep beraber bir 'amiiiiiiin' diyelim.