Yazı Detayı
28 Aralık 2019 - Cumartesi 15:58 Bu yazı 1839 kez okundu
 
Asgari Ücret Ortaoyunu bitti… İşçiler bir kez daha sefalete ücretine mahkûm edildi
Av.Tacettin Çolak
 
 

Asgari Ücret Ortaoyunu bitti… İşçiler bir kez daha sefalete ücretine mahkûm edildi

 

 

Garp cephesinde değişen bir şey yok.

Bu yıl oyunun figüranları arasına DİSK’i de aldılar.

Hak-İş’i saymıyoruz.

Zira onlar sahibinin sesi…

Onlar iktidar eliyle sendikacılık yaptıklarından, her dönem figüranlığı kimseye bırakmazlar.

Hoş, Türk-İş de sahibinin sesi olmakta Hak-İş’den farklı değil ya…

Türk-İş; kurulduğu günden bu yana söylemde “partilerüstü sendikacılık”(!) yaparken, özünde bütün siyasi iktidarların “arka bahçesi” olmuştur.

Genel Sekreteri 12 Eylül Faşizminin hükümetinde Çalışma Bakanlığı yapmıştır.

AKP bile şu anda Türk-İş’in Başkanlığı’nı yürüten kişinin sendikası Demiryol-İş’te yapılan toplantılarla kurulmuştur.

Ama Ortaçağcı ideolojiye sahip olan AKP; süreç içinde Amerikancı Türk-İş’i değil de kendisiyle aynı ideolojiye sahip Hak-İş’i tercih etti. Bu sendikayı 17 yıllık iktidarı boyunca bu devlet ve işveren desteği ile güçlendirdi.

Fakat başta Türk-İş Genel Başkanı olmak üzere diğer sarı-gangster sendikacılarla bağını da kesmemekte. Asgari Ücret, Kamu sözleşmeleri gibi satışları bunlarla yapmakta.

Bu yıl asgari ücreti bir kez daha satışa getirdiler.

Sarı sendikacılar, bizzat kendilerince açıklanan açlık sınırının bile altındaki rakamları kabul etti.

Gerçi haklarını yemeyelim, bu yıl “açıklanan rakama katılmıyoruz” diyerek karara “muhalefet”(!) ettiler. Ama “kırmızı çizgimiz” dedikleri rakam da 2.578 TL. idi. Yani hükümetin patronlarla birlikte anlaştığı rakamın 254 liracık fazlası.

Oysa kendilerinin asgari ücretin 2324 lira olarak açıklanmasından bir gün sonra yayınladıkları verilere göre; Aralık ayında 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden “AÇLIK SINIRI” 2 bin 162 lira 70 kuruş; gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen “YOKSULLUK SINIRI” da 7 bin 44 lira 62 kuruş. Evli olmayan-çocuksuz bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 2.649,75 TL olarak açıklandı.

Artık asgari ücret belirlenirken, işçinin bir ailesinin ve sosyal yaşamının, yeme-içme dışında zorunlu giderlerinin olduğu dikkate alınmıyor.

Türk-İş; Asgari Ücretin satışa getirilmesinde hemen her yıl değişik mizansenler ortaya koyuyor.

Geçen yılki asgari ücret tespit komisyonu toplantılarına asgari ücretle çalışan işçiyi sokmuşlardı. Bu yıl da DİSK ve Hak-İş’i; toplantıya değil de sürece dahil ettiler.

Yani üç konfederasyon komisyon toplantılarından ayrı görüşmeler yaptılar ve komisyonda “işçileri temsilen” bulunan Türk-İş bu üçlü toplantıda alınan kararları savunmuş oldu.

Konfederasyonlar asgari ücretin en az 2.578 lira olmasında anlaştılar.

Öyle ki DİSK; 3200 lira propagandası yapmış olmasına karşın, bu önerisinin arkasında durmadı, duramadı. Her üç konfederasyon da eylemli karşı duruş yerine salon toplantıları ile maçı idare ettiler, her zaman olduğu gibi.

Geçen yıl “kabul edilebilir bir ücret” diye yedirmeye kalktıkları asgari ücrete bu yıl “çalışanların beklentilerini karşılamıyor” diyerek mızıldanma babından itiraz ettiler.

Evet, DİSK 23 Aralık günü Bakanlık önünde “eylem” yaptı.

Ama bu yaptığı açıklama Nakliyat-İş’in bir gün önce (22 Aralık günü) İstanbul, Ankara, Eskişehir, Konya, Kayseri’de işyerlerinde ve alanlarda yaptığı eylemlerin altında kalmamak içindi.

Çünkü Nakliyat-İş; DİSK’in bu asgari ücret sürecine ortak olmasını baştan itibaren eleştiriyor. AKP’gillerin ve Parababalarının asgari ücret ortaoyununa sarı sendikacılarla birlikte dahil olmakla DİSK’in işçi sınıfına ihanet ettiğini söylüyor. O nedenle bağımsız eylem tavrını koyarak, yetkili olduğu işyerlerinde ve Real Market, Uzel Makine, Makro Market, Tüvtürk Direnişçileri ile birlikte aynı gün ülkenin beş kentinde alanlara çıktı.

DİSK ise konfederasyon olarak yaptığı eyleme Nakliyat-İş’in tek başına İstanbul’da alanlara çıkarttığı işçi sayısının yarısını bile getiremedi.

Türk-İş ve Hak-İş ise eylemin kenarından bile geçmezler.

Sonuç olarak, TÜSİAD, MÜSİAD, TOBB gibi Parababaları örgütleri ve onların siyasi alandaki temsilcisi AKP’giller; sınıf çıkarları gereği asgari ücretin sefalet ücreti olması için ellerinden geleni yapıyorlar. Halkı kandırmak için her türlü yalanı söylüyorlar.

AKP’gillerin Kaçaksaraylı Reisi; “İşçiyi enflasyona ezdirmeyeceğiz dedik, enflasyonun 3 puan üzerinde yüzde 15 olarak yapılan artış sonucunda asgari ücret 2002’ye göre yüzde 154 düzeyinde yükselmiş bulunuyor” diyor.

Tabi yine hep yaptığını yapıyor; sabah-akşam, gece-gündüz, yemek yer su içer gibi yalan söylüyor.

DİSK-AR’ın yaptığı araştırmaya göre; 2019 yılı mutfak enflasyonu 30 oranındadır.

Rakamlarla yalan söylemeyen, objektif değerlendirme yapan ekonomistler ise 2019 yılı gerçek enflasyon oranının 20’lerden aşağı olmadığını, ünlü ekonomi Profesörü Steve Hanke ise; Türkiyede gerçek enflasyonun 43 olduğunu açıklamaktalar.

Kaldı ki, açıklanan asgari ücret rakamının yukarıda verilen açlık sınırı düzeyinde ve yoksulluk sınırının ise altında olduğu açıktır.

Diğer yandan, kendisinin 2020 maaşı 81.250 lira, milletvekili maaşı 24.471, Bakan maaşı 30.000 lira olacaktır.

Karşılaştırma yapılacaksa bu rakamlarla yapılmalıdır.

Gerisi laf-ı güzaftır…

 

Avukat Tacettin Çolak

 
Etiketler: Asgari, Ücret, Ortaoyunu, bitti…, İşçiler, bir, kez, daha, sefalete, ücretine, mahkûm, edildi, , , ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı