Yazı Detayı
12 Şubat 2014 - Çarşamba 15:02 Bu yazı 2506 kez okundu
 
ŞEHZADE MUSTAFA NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?
AYTEN DİRİER
mardintoplumsaldayanisma@hotmail.com
 
 

ŞEHZADE MUSTAFA NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?

Ayten DİRİER

    Şehzade Mustafa, Yavuz Selim’in torunu, Kanunî Sultan Süleyman’ın ilk şehzadesidir. Babası Manisa’da Saruhan Sancak Beyi iken 1514 yılında Çerkez asıllı Gülbahar ile evlendi. 1515 yılında Şehzade Mustafa dünyaya gelince annesi Mahidevran adını aldı.

    Şehzade Mustafa hem sima, hem de karakter yönünden büyükbabası Yavuz Selim’e benzediğinden Osmanlı Ailesi, ordu ve halk tarafından çok seviliyordu. Herkesin geleceğin sultanı gözüyle baktığı şehzadenin kaderi, Hürrem Sultan’ı saraya gelmesinden sonra değişti. Bizans oyunlarını aratmayan entrikalarla saf dışı bırakıldı.

*Hürrem’in entrikaları:

-Hürrem Sultan, Kanuni’nin ilk oğlu Şehzade Mustafa’yı devre dışı bırakıp kendi oğullarından birini tahta çıkarmak için Bizans entrikalarını aratmayan bir strateji izlemeye başladı. Kızı Mihrimah Sultan’ı istemediği halde Rüstem Paşa ile evlendirerek büyük bir yardımcı kazandı.

-Ordu, ulema ve meşayih,  dedesi Yavuz’un hasletlerine sahip Şehzade Mustafa’ya geleceğin sultanı gözüyle bakıyorlardı. 

-Veliahtlık meselesi ile ilgili dedikodular yapılmaya başlayınca, Kanuni Hürrem’in  teşviki ile Şehzade Mustafa’yı saltanat merkezine daha yakın olan ve taht adayı şehzadeye ayrılan Manisa sancakbeyliğinden alarak Amasya’ya kaydırdı. Gelenek olduğu üzere annesi Mahidevran Sultan da oğluyla birlikte Amasya’ya gitti.
-Manisa’ya  Hürrem’den olma (Şehzade Mustafa`dan altı yaş küçük)  Şehzade Mehmet getirildi. Mehmet ölünce Mustafa yine öne çıktı, ama Hürrem’in baskısıyla Manisa’yaŞehzade Selim gönderildi.

-Mustafa’nın tevekküllü tavrına karşın, Saraydaki entrikalar bitmiyordu.  Sinsi  iftiralarla Kanunî ile Şehzade Mustafa’nın arası açıldı.  Sadrazam Rüstem Paşa’nın bu gelişmede etkisi büyüktü.

-Rüstem Paşa, Mihrimah aracılığıyla gizlice şehzade Mustafa’nın mührünü kazıttı ve onun ağzıyla İran Şahı Tahmasp’a bir mektup yazdı. Şahın cevaben yazmış olduğu mektubu da ele geçirip uygun zamanda Kanunî’ye göstermek üzere sakladı.
-1552 yılında Rüstem Paşa Doğu Seferi’ne gidecek ordunun başına getirildi. Rüstem Paşa, sefer sırasında Anadolu’da herkesin Şehzade Mustafa’yı desteklediğini gördü ve durumu padişaha anlattı.

-Ordu’da özellikle Yeniçeriler  arasında, artık 60 yaşına gelmiş olan Kanuni’nin, yeni zaferler için yerini  bu göreve lâyık Şehzade Mustafa’ya bırakması yönündeki söylentiler artınca, Rüstem Paşa fırsatı kaçırmadı.  Bir adamını İstanbul’a göndererek meydana gelen olayları ayrıntısıyla Kanunî’ye duyurdu. Bu söylentinin yanısıra daha önce Şah Tahmasp ile yazıştığı sahte mektupları da delil olarak gönderdi.

-Kocamışlık nedeniyle “Tahtı bırakması” hakkındaki dedikodulara üzülüp, sinirlenen Kanunî, hemen Rüstem Paşa’yı geri çağırarak ertesi yıl İran/Nahcivan Seferine kendi çıktı. Ordu, 5 Ekim 1553 yılında Konya Ereğlisi yakınındaki Aktepe denilen mevkide konakladı. Padişahın yanında Şehzade Cihangir ve yolda orduya katılan Şehzade Selim bulunmaktaydı.

 

*Mustafa nasıl öldürüldü?

    Kendisine orduya katılması talimatı verilen Şehzade Mustafa, babasının kendisiyle ilgili düşüncelerinden habersiz, orduya katıldı. Kendisini çok seven ikinci vezir Kara Ahmed Paşa’nın ikazlarıyla bazı şeylerin ters gittiğini fark etti. Akşama doğru babasının otağından kendisine doğru üzerinde kağıt bulunan bir ok atıldı. Mesajda babasının otağına gitmemesi,  babasının onu öldüreceği yazılıydı. Mesajı Rüstem Paşa’nın bir oyunu olarak düşünen Şehzade Mustafa,  otağa gitmemenin babasına karşı bir saygısızlık olacağını düşündü. Ayrıca babasına karşı, kendisini öldürtecek büyüklükte bir suç işlemediğinden,  babasının  ne Hürrem’in, ne de Rüstem’in etkisiyle kendisini öldürtmeyeceğine inanıyordu.

    Çadıra giren şehzadeye yedi dilsiz cellat saldırdı. Şehzade Mustafa mücadeleyi kazanıp kaçarken, II.Selim'in kızı Şah Sultan’a aşık kapıcıbaşı Mahmut güçlü kollarıyla kavrayıp boğdu. Ondan sonra Zal(Pehlivan) Mahmut ünvanını alan kapıcıbaşı  hızla yükseldi.(Halep Valisi,Anadolu Beylerbeyi, Vezir yapılarak,  Şah Sultan ile evlendirildi.)

    Şehzade Mustafa’nın Ordugahı ayağa kaldırmaya bir çığlığı yeterdi. Sessizce cellatlarla boğuşmaya girişmesi büyük bir hataydı. Çok sevilen ve Osmanlı devletinin Kanunî çapında devamı ümidi olan Mustafa'nın hileli idamı; ordu, yöneticiler ve halk arasında büyük üzüntü ve isyan doğurdu.

    Taşlıcalı Yahya Efendi’nin mersiyesi,  orduyu saran teessür ve isyanın, ölümsüz bir ifadesidir. Tepkiler Rüstem Paşa’ya yönelince, Kanunî, ortamı yatıştırmak için damadını görevden azledip, veziriazamlığa Şehzade Mustafa’ya yakınlığı ile bilinen Kara Ahmed Paşa’yı getirdi. Şehzadenin cenazesi Bursa’ya gönderilerek, yakın adamı  Taşlıcalı Yahya Efendi’nin yazdığı Mersiye(Ağıt) eşliğinde II. Murad türbesine gömüldü.

    Şehzade Mustafa’nın ölümü üzerine Edirneli Nazmî, Fünûnî, Rahmî, Muînî, Mustafa, Müdâmî, Sâmî, Kara Fazlî, Nisâyî , Şeyh Ahmed Efendi, Selîmî, Kâdirî gibi şairler mersiyeler yazdılar.         

     Şehzade Mustafa’nın katlinden sonra Konya’da olan annesi Mahidevran Sultan ve ailesi (eşleri, kızları ve oğlu Şehzade Mehmed) Bursa’ya gönderildi. Ama ölümünden sonra askerler arasında çıkan “Şehzade Mustafa öldüyse oğlu var, tahta o geçer!”dedikodularını işiten Kanunî, torununun da boğdurulmasını emretti. Yedi yaşındaki Şehzade Mehmed babasının ardından boğularak, yanına defnedildi. Şehzade Mustafa’nın türbesi, Mahidevran’ın isteği üzerine 1555 yılında  Şehzade Selim tarafından yaptırıldı.

TAŞLICALI YAHYA EFENDİ ve ŞEHZADE MUSTAFA MERSİYESİ

    Taşlıcalı Yahya Efendi, Arnavutluk’un ünlü Dukakin ailesine mensup olup, XVI.yy Osmanlı şiirinin önde gelen temsilcilerindendir. Divan ve hamse sahibi, mesnevi sanatkârı önemli bir şairdir. Fuzûlî’den sonra yüzyılın en üstün mesnevi sanatkârı sayılır. Yavuz ve Kanunî Dönemlerinde yaşadı, seferlerin çoğuna katıldı. Şehzade Mustafa’ya çok yakındı.

    Yazdığı mersiye nedeniyle Hürrem onu öldürmesi için Padişahı kışkırttı. Kanunî, derin üzüntü içinde hemen reddedip, “Bırak, halkın duygularını dile getirip, rahatlatsın!” karşılığını verdi. Rüstem tekrar Sadrazam olunca onu Bosna’ya sürgüne gönderdi.

    Taşlıcalı Hayatının son yıllarında Gülşeni Şeyhi Uryani Mehmet Dede’ye bağlandı kendisini tasavvufa verdi. 1582’de vefat edince,  İzvornik’te toprağa verildi.

     Taşlıcalı Yahya Efendi’nin ünlü Mersiyesi terkib-i bend nazım şeklinde ve yedi benttir.

Aruzun “Mefâilün feilâtün mefâilün feilün” kalıbıyla yazılı olup, tam ve zengin uyaka sahiptir. Redifler ve aliterasyonlar, şiirin lirik özelliğini arttırmakta.

 

    ŞEHZADE MUSTAFA MERSİYESİ


I. Bend
1. Meded meded bu cihanın yıkıldı bir yanı
    Ecel celâlîleri aldı Mustafa Hânı

1. İmdat imdat! Bu dünyanın bir tarafı yıkıldı.
    Ecel eşkiyaları Mustafa Han’ı yakalayıp, boğdu.

2. Tohındı mihr-i cemâli bozuldı erkânı
    Vebale koydılar âl ile Al-i Osmânı

2. Güneş gibi parlak yüzü battı, maîyeti bozuldu.   

    Osmanoğullarını hîle ile günaha soktuldu.

3. Geçerler idi geçende o merd-i meydânı
    Felek o canibe döndürdi şâh-ı devrânı

3. Padişahın yanında o yiğidin sözü geçtikçe çekiştirildi. 

    Felek devir padişahını, onların tarafına  döndürdü.

4. Yalancımın kun bühtanı bugz-ı pinhânı
    Akıtdı yaşumımı yakdı nâr-ı lıicrânı

4. Yalancının kuru iftirası ve gizli düşmanlığı

    Gözümüzün yaşını akıttı,  ayrılık ateşiyle yaktı.

5. Cinayet etmedi cânî gibi anın cânı
    Boguldı seyl-i belâya tagıldı erkânı

5. caniler gibi bir cinayet işlememişken canı,

    Belâ selinde boğuldu, yakınları dağıldı.

6. N’olaydı görmeye idi bu macerayı gözüm
   Yazuklar ana reva görmedi bu rayı gözüm

6. Keşke şu olayı gözüm görmemiş olsaydı.

    Yazık hakkındaki hükmü adil görmedim.

II. Bend
1. Tonandi ağlar ile nurdan menâra dönüp
     Güşâde hatır idi şevk ile nehâra dönüp

1. Beyaz elbisesiyle nurdan bir minareye dönüştü.

Mutluluktan parlayan yüzü andırıyordu gündüzü .

2. Göründi halka dıraht-ı şükûfezâra dönüp
    Ütag u haymeleri karlu kûhsâra dönüp

2. Şehzade halka çiçek açmış bir ağaç gibi göründü,
    Otağ ve çadırları da karlı dağlara benziyordu.

3. Tururdı şâh-ı cihan hiddet ile nâra dönüp
Yürürdi kulları yamnea lâle-zara dönüp

3. Cihan padişahı hiddetten ateşe dönmüştü,

    Yanında yürüyen adamları lâle tarlasını andırıyordu.

4. Müzeyyen idi bedenlerle ak hisara dönüp
    El öpmeğe yüridi mihr-i bî-karâra dönüp

4. Çadırlar bedenlerle süslenmiş, ak hisara dönmüştü.

    Şehzade güneş gibi el öpmek için otağa doğru yürümüştü

5. Tolmadı gelmedi çünkim o mâh-pâre dönüp
    Görenler ağladılar ebr-i nev-bahâra dönüp

5. Ay parçası gibi şehzade battı, babasının otağından dönmedi.

     Cenazesini görenler yağmur yağdıran bahar bulutuna döndü.

6. Bir ejdehâ-yı dü-serdür bu hayme-i dünyâ
    Dehânma düşen olur hemîşe nâ-peydâ

6. Bu dünya çadırı, dâima ağzına düşenin

    Görünmez olduğu iki başlı bir ejderhadır.

III. Bend
1. O bedr-i kâmil ol âşinâ-yı bahr-i ulum
    Fenaya vardı telef etdi ara tâli-i şûm

1.Ayın ondördü gibi olgun, ilim deryası

   Uğursuz talih fena halde zavallıyı telef etti.

2. Dögündi kaldı hemân dâg-i hasret ile nücûm
    Köyündi şâm-ı firakında doldı yâş ile Rûm

2. Birer yara gibi yıldızlar hasretiyle dövündü kaldı.

Osmanlı ülkesi ayrılık akşamında  tutuştu, gözler doldu.

3. Kara geyürdi Karamana gusse etdi hücum

    O mâhı ince hayâl ile etdiler ma’dûm

3. Yoğun hüzün ve keder  Konyalılara karalar giydirdi.

    O ay yüzlü, ince düzen, usta entrikalarla yok edildi.

4. Tolandı gerdenine hâle gibi mâr-ı semûm

    Kazâ-yı Hak ne ise razı oldı ol merhum

4. Zehirli bir yılan gibi kemend şehzadenin boynuna dolandı

    Rahmetli kaderi neyse ona sessizce boyun eğdi.

5. Hatâsı gayr-ı muayyen günâhı nâ-ma’lûm
    Zihî şehîd ü saîd ü zihî şeh-i mazlum

5. Hatası görülmemiş ve günahı bilinmemiş

    Mübarek,  manen mutlu şehîd, mazlum sultan

6. Yıkıldı yer yüzine aslına rücû etdi
    Saadet ile hemân kurb-ı hazrete gitdi

6. Yer yüzüne yığılıp kaldı ve aslı olan toprağa döndü.

    Şehîdlik mutluluğuyla İlâhî makam civarına gitti.

                           


    Geleceği parlak bir şair ve padişahın kulu bir asker olan Taşlıcalı Yahya Efendi, bu mersiyede Kanunî, Hürrem ve damatları Rüstem’i cesaretle itham eti. Halkın ve ordunun kendisine ümitler bağladığı, sevilen bir şehzade, tahtının oğlu tarafından ele geçirileceği vehmiyle aldatılan bir baba, sahte mektuplar, çalınan mühürler, yargısız infaz, tarihi etkileyen bir idam, galeyana gelen ordu, zapt edilemeyen bir kalem; parlak bir geleceği tepip, bu haksızlıklar karşısında susmayıp haykırdı ve durumu geleceğe aktardı.


MAHİDEVRAN SULTAN HEPSİNDEN ÇOK YAŞADI!

    Mahidevran Sultan, Çerkez Kabartaylar’dan olup, 1498 yılında doğdu. İlk adı Bosfor olup, Osmanlı Sarayında ilkin Gülbahar, Şehzade Mustafa doğduktan sonra Mahidevran adını aldı. Mahidevran’ın Akile Hatun, Belkıs ve Mustafa Paşa adında kardeşleri vardı. Kuzeni de Çar I.Petro ile evlendirilip, Maria adını aldı.

    Yavuz Selim’in tek oğlu Şehzade Süleyman daha Manisa’da Saruhan Sancak Beyi iken 1514 yılında Gülbahar ile evlendi. 1515 yılında Şehzade Mustafa dünyaya gelince Mahidevran adını aldı.

    1520 yılında Yavuz Selim'in vefat edince tahta Süleyman geçti. Sultan’ın, ilk gözdesi Mahidevran, Hürrem’in saraya gelmesinden sonra tüm huzurunu kaybetti. İkisi arasındaki mücadelede Mahidevran’ın Hürrem’i dövünce gözden düştü. Yine de Valide Hafsa Sultan
ve kızları sayesinde yerini korudu. Hürrem ardı ardına şehzadeler doğurarak geleceğinin kilometre taşlarını döşedi. Valide Sultan ölünce meydan Hürrem’e kaldı. Mahidevran ve Mustafa’yı tutan herkesi ya ortadan kaldırdı, ya da sürdü.

    Şehzade Mustafa ergenlik dönemine gelince, geleneğe uygun olarakSaruhan(Manisa) Sancak Beyi olarak görevlendirildi. Annesi Mahidevran Sultan da oğluyla birlikte Saruhan'a gitti. Şehzade Mustafa'nın Amasya ve Karaman'daki valiliklerinde de onun yanında bulundu.  

   6 Ekim 1553 tarihinde Kanunî, Konya'da bulunan oğlu Mustafa'yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla boğdurttu. Şehzade Mustafa'nın katledilmesinden sonra, kardeşi Belkıs Hatun'un Kanunî’ye gönderdiği mektupta yazdığı;  “İnşallah diğer çocuklarının kanında boğulursun” intizarı  üzerine tutuklanarak Bursa'da ömrünün sonuna kadar bir eve kapatıldı; ama bu arada Mahidevran da, ablaları Şahıdevran ve Akile, kız torunları ve gelinleriyle beraber Bursa'ya sürgün edildiler. Bursa'da yaşadığı evin kirasını ödeyemez duruma geldi ve birçok yere borçlandı. Hürrem sarayı eline geçirince Mahidevran’ın kardeşi Mustafa Paşa’yı Malatya’ya sürdürdü. Bursa’daki zor günleri sadece Mustafa Paşa’nın gönderdiği yardımlar sayesinde geçirebildi. Kanunî ve kız kardeşlerine Manisa'da geçen günlerinden sonraki hayatının çok kötü olduğunu anlatan mektuplar yazdı.

    1558 yılında Hürrem’in ölmesiyle biraz rahatladı, ama oğul acısı hiç dinmedi. Annesi ölünce, II. Selim hemen Mahidevran'a maaş bağlattı ve borçlarını ödedi. Maddi durumu düzelince Mustafa'nın Muradiye'deki mezarının üstüne Mustafa-i Cedit Türbesi'ni yaptırdı ve 
bakımı için evinin yanında iki değirmen ve yüz bin dirhem gümüş para vakfetti. 3 Şubat 1581 tarihinde, 82 yaşında yalnız başına hayatını kaybetti ve oğlunun yanına gömüldü. Kızkardeşleri Akile ve Belkıs Hatunlar “Saraylılar Türbesi”nde gömüldüler.

*

Kaynakça:

-Çağatay Uluçay : Padişahların Kadınları ve Kızları, s.34-41, TTK.Ankara-2001

-İsmail Hakkı Uzunçarşılı : Osmanlı Tarihi, C.II,  s.401-404

(TDEA, C.8, ss.542-543)

Resim : Google

 
Etiketler: , ŞEHZADE, MUSTAFA, NASIL, ÖLDÜRÜLDÜ
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
24 Temmuz 2019
M.KEMAL PAŞA, 100 Yıl önce ERZURUM KONGRESİ’nde LİDER SEÇİLDİ
3869 Okunma.
31 Mayıs 2019
KADİR GECESİ ve İBADETİ
348 Okunma.
26 Mayıs 2019
1Y1K: Dr.M.TALAT ŞİMDİ – MARDİN TARİHİ KİMLİĞİ
375 Okunma.
18 Mayıs 2019
19 MAYIS’IN ÖNEMİ
340 Okunma.
15 Mayıs 2019
15 MAYIS 1919… İZMİR’İN KARA GÜNÜ
329 Okunma.
13 Nisan 2019
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ 18 YAŞINDA
421 Okunma.
22 Mart 2019
İZMİR-KARABAĞLAR’DA KENTİN KIYISINDAKİ KADINLAR DEFİLESİ
590 Okunma.
10 Mart 2019
DÖNÜŞÜM MARDİN’İN TARİHİ DOKUSUNU BOZMAMALI
650 Okunma.
02 Mart 2019
KARABAĞLAR PROJE TANITIMINA BAKAN PAKDEMİRLİ DAMGA VURDU
674 Okunma.
07 Ocak 2019
I.DÜNYA SAVAŞI ve KAFKASYA CEPHESİ
5414 Okunma.
29 Aralık 2018
ENGELSİZ YÜREKLER İZMİR’DE MEHMET ÂKİF’İ ANDI
959 Okunma.
13 Aralık 2018
ADNAN AVUKA’NIN SERGİSİ İZMİR’DE MARDİN VUSLATI YAŞATTI
1772 Okunma.
26 Kasım 2018
İZMİR MARDİNLİ GENÇ İŞADAMLARI DERNEĞİ’NİN VEFASI
2608 Okunma.
12 Kasım 2018
UZAYDA YANKILANAN TEK SES E Z A N’ DIR!
2394 Okunma.
22 Ekim 2018
İZMİR’DE YEREL SEÇİMİ MARDİN HOŞGÖRÜSÜ KAZANDIRACAK
2892 Okunma.
28 Eylül 2018
ÇİN HALK CUMHURİYETİ’NİN 69. YILDÖNÜMÜ İZMİR’DE KUTLANDI
2440 Okunma.
25 Ağustos 2018
MAZİDE KALANLAR
1430 Okunma.
11 Temmuz 2018
EBRU BAYBARA DEMİR'E SOSYAL MEDYADAN DESTEK OLALIM
4236 Okunma.
17 Haziran 2018
B A B A M
1599 Okunma.
09 Haziran 2018
İZMİR’DE BİR ARI KRALİÇE; C E Y D A
1052 Okunma.
05 Haziran 2018
İZMİR’İN HOŞGÖRÜ RENGİ MARDİN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
1857 Okunma.
13 Mayıs 2018
İZMİR KADINLAR BİRLİĞİ DERNEĞİ/İZKAB
1228 Okunma.
12 Mayıs 2018
FRANSIZ, GEÇMİŞE DE FRANSIZ!
700 Okunma.
02 Mayıs 2018
SEÇİM STARTI, NEDEN İZMİR’DE VERİLDİ?
1400 Okunma.
27 Nisan 2018
AFRİN’DE DİRİLİŞ
771 Okunma.
17 Nisan 2018
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ 17 YAŞINDA
828 Okunma.
13 Nisan 2018
Mİ’RAÇ
930 Okunma.
28 Mart 2018
ÇİN’İN ÜNLÜ SOPRANOSU DİLBER YUNUS’U DİNLERKEN
1427 Okunma.
14 Mart 2018
İZMİR KARABAĞLAR’DA GÜZEL ŞEYLER OLUYOR
2030 Okunma.
09 Mart 2018
İDÜ GÖRKEMLİ BİR TÖRENLE DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLADI
1370 Okunma.
28 Şubat 2018
II.ABDÜLHAMİD HAN GÖKTEN İNDİ!
1432 Okunma.
19 Şubat 2018
ÇİN, YENİ YILI “MUTLU BAHAR BAYRAMI” GÖSTERİSİYLE İZMİR’DE BAŞLATTI
1842 Okunma.
17 Şubat 2018
I.AFRİN SAVAŞI ve ÖNEMİ-1119
1555 Okunma.
05 Şubat 2018
BİNİKİ YÜZ YILDIR ORTADOĞU COĞRAFYASINDAYIZ
1921 Okunma.
22 Aralık 2017
YILBAŞI’NIN TARİHÇESİ VE TÜRKLERDE AĞAÇ-GÜNEŞ KÜLTÜ
2931 Okunma.
29 Kasım 2017
RAVZA’DA YAKARIŞ
850 Okunma.
10 Kasım 2017
ATATÜRK’ÜN YAZDIĞI ŞİİRLER
1236 Okunma.
22 Ekim 2017
HAC GÜNCESİ – 2 / MEDİNE-İ MÜNEVVERE
1126 Okunma.
03 Ekim 2017
HAC GÜNCESİ-DAVET
1112 Okunma.
21 Haziran 2017
KADİR GECESİ ve İBADETİ
1046 Okunma.
18 Haziran 2017
BABAMIN MİRASI; ERDEM…
1004 Okunma.
07 Nisan 2017
KÂZIM KARABEKİR MESELESİ
1368 Okunma.
26 Mart 2017
ULUSLARARASI ÇAKA BEY SEMPOZYUMU
1667 Okunma.
21 Mart 2017
NEVRUZ’UN GEÇMİŞİ
1485 Okunma.
15 Mart 2017
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ’NDE TASARIM YILDIZLARI DOĞUYOR
1208 Okunma.
01 Mart 2017
HOCALI KATLİAMI, AZERBAYCAN BAĞIMSIZLIĞININ DİYETİ,,,
1103 Okunma.
26 Şubat 2017
Ö.FARUK GÜLTAŞLI ŞEFLİĞİNDEKİ RÜŞTÜ ŞARDAĞ KONSERİ
1566 Okunma.
06 Ocak 2017
İZMİR KURTULUŞUN SEMBOLÜ
1411 Okunma.
05 Ocak 2017
VAZİYET-İ UMUMİYE MİLLÎ BİRLİĞİ GEREKTİRİYOR
1534 Okunma.
19 Aralık 2016
TÜRK YILMAZ
1226 Okunma.
19 Ekim 2016
PAŞAVAT ÇINARININ DÖKÜLEN YAPRAKLARI
5144 Okunma.
01 Ekim 2016
15 TEMMUZ DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜK TÜRKÜSÜ
1193 Okunma.
11 Eylül 2016
“KUT”LU ÖNDER
1464 Okunma.
06 Ağustos 2016
B İ R O L A L I M
1281 Okunma.
18 Temmuz 2016
ORDU MİLLET NÖBETTE
2382 Okunma.
29 Nisan 2016
100. YILDÖNÜMÜNDE KÛT’ÜL AMARE SAVAŞI
1678 Okunma.
18 Mart 2016
ÇANAKKALE DENİZ SAVAŞI-18 MART 1915
1547 Okunma.
23 Şubat 2016
“MEZOPOTAMYA’DA İHANET EDEN, KUDÜS’TE HANÇERLENİR!”
1762 Okunma.
07 Ocak 2016
ATATÜRK’ÜN KOMŞULARLA İLİŞİKİSİ
1958 Okunma.
22 Aralık 2015
MEVLİD KANDİLİ
1821 Okunma.
03 Aralık 2015
KADIN HAKLARI
1498 Okunma.
26 Kasım 2015
ARTIK KELİMELERDE ŞAPKA ^ KULLANILACAK
1397 Okunma.
17 Kasım 2015
İLK TAMPON DEVLET GÜNEY DOĞU’DA KURULDU
1646 Okunma.
10 Kasım 2015
HATAY’IN DİYETİ ATATÜRK’ÜMÜZ
1870 Okunma.
07 Kasım 2015
ÂRİF MİLLET
1463 Okunma.
14 Eylül 2015
DİKKAT! 5. KOL YOĞUN FAALİYETTE…
1869 Okunma.
09 Eylül 2015
9 EYLÜL RUHU, TARİHİ TEKRARLATMAYACAK!
1189 Okunma.
25 Ağustos 2015
Yüreğim Kışlan
1624 Okunma.
03 Ağustos 2015
Güneş yanığına önlem.
1377 Okunma.
03 Ağustos 2015
Güneş yanığına önlem.
1131 Okunma.
18 Temmuz 2015
BİRLİĞİN HARCI BAYRAM
1387 Okunma.
19 Mayıs 2015
19 MAYIS’IN ÖNEMİ
1840 Okunma.
07 Mayıs 2015
MARDİN’DE HIDRELLEZ YEMEĞİ
1641 Okunma.
01 Mayıs 2015
ÇOCUKLAR ATALARINI TANIDIKÇA, ÖZGÜVENLERİ ARTACAK
2013 Okunma.
25 Mart 2015
ÇANAKKALE SAVAŞLARI KRONOLOJİSİ
1653 Okunma.
24 Şubat 2015
CABER’DEKİ SÜLEYMAN ŞAH KİMDİR?
1832 Okunma.
04 Eylül 2014
BİRLİK ve BERABERLİĞİMİZİN ÇİMENTOSU SİVAS KONGRESİ...
2928 Okunma.
08 Temmuz 2014
I.DÜNYA SAVAŞI’NIN NEDENLERİ Ayten DİRİER
2401 Okunma.
29 Mayıs 2014
İSTANBUL FETHİNİN TÜRK VE DÜNYA TARİHİNDEKİ ÖNEMİ-4
2430 Okunma.
20 Mayıs 2014
ATATÜRK’ÜN BAĞIMSIZLIK HAREKETLERİNDEKİ ÖNCÜLÜĞÜ
2379 Okunma.
17 Nisan 2014
YENİ YAYINLAR - 2014
2276 Okunma.
13 Nisan 2014
147 yıllık İZMİR BELEDİYE BAŞKANLARI
2206 Okunma.
05 Nisan 2014
2014 YEREL SEÇİM MESAJI; BAĞIMSIZLIK KARAKTERİMDİR!
3769 Okunma.
22 Mart 2014
NEVRUZ KİMİN BAYRAMI?
2297 Okunma.
18 Mart 2014
ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ-18 MART 1915
1805 Okunma.
01 Mart 2014
HOCALI KATLİAMI, AZERBAYCAN BAĞIMSIZLIĞININ DİYETİ,,,
1858 Okunma.
25 Aralık 2013
KANUNÎ, ŞEHZADELERİNİ NEDEN BOĞDURDU?
2345 Okunma.
23 Aralık 2013
TÜRKOVİZYON TÜRK DÜNYASI ŞARKI YARIŞMASI
1720 Okunma.
02 Aralık 2013
İNOVASYON HAFTASI
1895 Okunma.
01 Aralık 2013
DURUN! DURUN BİRAZ…
2222 Okunma.
21 Kasım 2013
MARDİN’İN KURTULUŞU
5352 Okunma.
14 Kasım 2013
KERBEL’NIN AĞIDI, TAHILLARIN TÜRKÜSÜ AŞURE
3317 Okunma.
10 Kasım 2013
ATATÜRK'ÜN DEVRİMCİLİK ANLAYIŞI...
1658 Okunma.
11 Ekim 2013
İZMİR MUTFAĞIMDAN BAYRAM TATLILARI(10 ÇEŞİT)
1967 Okunma.
02 Ekim 2013
SEYYİD MÜKERREMEDDİN EMİR SULTAN
3090 Okunma.
28 Eylül 2013
MARDİN’DE BAHAR ve NERGİZİYE SALATASI
2536 Okunma.
09 Eylül 2013
Dokuz Eylül ve İzmirlilik ruhu
1562 Okunma.
05 Ağustos 2013
ADNAN AVUKA, İZMİR’DE MARDİN RÜZGÂRI ESTİRDİ
3963 Okunma.
30 Temmuz 2013
1 YAZAR * 1 KİTAP Ayten DİRİER
1999 Okunma.
25 Temmuz 2013
Mardin'de Bayram/Paskalya Çöreği : İKLİÇE
2318 Okunma.
Haber Yazılımı