Yazı Detayı
14 Kasım 2013 - Perşembe 12:59 Bu yazı 3357 kez okundu
 
KERBEL’NIN AĞIDI, TAHILLARIN TÜRKÜSÜ AŞURE
AYTEN DİRİER
mardintoplumsaldayanisma@hotmail.com
 
 

 


KERBELÂ’NIN AĞIDI, TAHILLARIN TÜRKÜSÜ AŞURE

Ayten DİRİER

 



Muharrem ayına eriştiğimizde duygulara sinen hüznün yanı sıra, mideler bayram eder. Elden ele uzatılan nefis kaseler, dostluk-birlik-barışı katmerlerken; en sevgilinin ailesine reva görülen zulüm yürekleri burkar. Kasede tahıllar türkü çığırırken, Kerbelâ şehitlerinin ruhu şad olur…
*10 MUHARREMDE NE OLDU?
Hicrî Takvim Muharrem ayı ile başlar. Peygamberimizin Ramazan’dan sonra en çok oruç tuttuğu, hürmete lâyık bu ay, hem İslâmiyet hem de öncesi için çok önemli olayların meydana geldiği kutsal bir aydır. 10 Muharrem’de sırasıyla şu olaylar oldu:
-Arş-ı Alâ, Kürsî, Levh-i Mahfuz, Yedi kat semanın yaratılmaya başlanması ve yeryüzüne ilk yağmurun yağması.
-Hz.Adem’in tövbesinin kabulü.
-Hz.Nuh’un tufandan kurtarılması, ki ilk aşure bugün yapıldı.
-Hz.İbrahim’in Nemrut’un ateşinden selâmete erdirilmesi.
-Hz.Musa’ya Tevrat’ın indirilmesi.
-Hz.Yakup’un gözlerinin açılması.
-Hz.İdris’in semaya kaldırılması.
-Hz.Eyüp’ün belâlardan kurtarılması.
-Hz.Yunus’un balığın karnından çıkarılması.
-Hz.Musa’nın , Firavun’un Kızıl Deniz’de boğulmasıyla, ondan kurtulması.
-Hz.Davud’a mağrifet olunması.
-Hz.Süleyman’a bu günde mülk ve saltanat verilmesi.
-Hz.İsa’nın göğe çekilmesi.
-Hz.Muhammed’in geçmiş ve gelecek günahlarının mağrifet olunması.
-Hz.Muhammed’in hicrette Kuba’ya varması.
-Hz.Muhammed’in sevgili torunu Hz Hüseyin’in aile efradıyla Kerbelâ da, Halife Yezid tarafından şehit edilmesi.
-Mahşer bu günde kurulacaktır.

*TAHILLARIN TARİHÇESİ
Tahıllar insanlıkla yaşıt… Değişik şekilde insanlığın beslenmesinde önemli bir yer alırlar. Diğer ürünlerle birlikte yense de, beslenmede hep baskınlar.
Midyat’ın pirinci”, “Malatya’nın kaysı, bal, sütü”, “Mardin’in ‘Kaburga kemiği” , “Urfa’nın çiğ köftesi’, Tufan olayının bu coğrafi alanda gerçekleşmiş olabileceğine işaret eder. Nuh’un Gemisinin oturduğu Cudi veya Ağrı dağları, yakın yörelerdeki en kutsal ortak mabetlerin yeriydi. Bu mabetlere vergiler tahılla ödenirdi, takvimde aylar tahılların durumuna göre adlandırılırdı.
İlk ittifakı gerçekleştirenlere göre ‘cennet’ tanımının da aynı bölgeye ait olduğu ileri sürülür. Eski Ahit’in “Nehirlerinden yağ, bal akan topraklar”, “Musa’nın atalarına vaad edilmiş topraklar” ifadesi de bu bölgeyi işaret eder. “Cennet” üzüm, incir ve elma ile bağlantılı olarak, yaklaşık üç ayrı yere ilişkin bir tanımlamaya benzemektedir ki, bu durum cenneti gökyüzünde değil, “ateş, güneş, gök” tapımcısı toplulukların topraklarında, Tapınaklarında aramak gerektiğini gösterir.
Eski toplumun, yeme, içme ve cinsel ilişki yasağının ardından bayramları yaşaması geleneği, ilk ve sonbahar şenlikleri, sonraki dönemlerde yeni yıl geleneğine bağlandı. Bunların hepsi karşılıklı ittifak törenleriydi. Törenin bir yanında bulunan katılımcılar bir kurban sunarken; öteki katılımcılar ise sunulan bu kurbanları yerdi. İlkbahar’da çoban topluluğu, Sonbahar’da ise hasadını toparlamış çiftçi topluluğu sunucu görevini yüklenirdi. Bu törenlerin giderek merkezileşmesi, karşılıklı ittifakın iki kutbunun içiçe geçme süreci, önce yeme-içme ile cinsel ilişki serbestisi ve hemen onu izleyen günlerde ise “bayram” halinde şekillendi. O istiğfar törenleri; her dini bayram öncesi Oruçlar; güzel elbiseler giyinme işlemleri bu ritüeller çerçevesinde gelişti. Aşure, bulgur/pirinç pilavı, kaburga dolması, zerde yemekleri bu ritüellerin as yemekleri oldu.
Tahıl toplumu olan Asurluların Aşuresinin içine 7 ayrı tahıl ürünü konmasından önceki dönemde, 7 ayrı alt Asur topluluğunun farklı insanı kurban ediliyordu. Kurban motifinin en çok kullanıldığı din veya mezhepler, bize geçmişte hangi etnik/kültürel toplumun kurban edildiği hakkında az çok bir fikir verir. Musevilik, Haniflik, Hıristiyanlık, Şii/Alevi inancında kurban kavramının büyük bir yer işgal etmesi, geçmişte kurban sunan toplumun atalarını işaret eder.

*KERBELÂ FACİASI
10 Muharrem’de bütün insanlık için kutlu ve mutlu olaylar tecelli ettiği doğru. Lâkin İslâm Aleminin en büyük yası da bugün oldu. Çünkü şehid edilen Hz.Hüseyin, peygamberimizin sevgili torunu ve soyunu sürdüren biriydi. Ayrıca “cennet gençlerin efendisi” olarak müjdelenmişti.
Aşurâ, yemekle karıştırılsa da, aşar yani on anlamına gelir. Muharrem ayının onuncu günü Hz. Hüseyin ve ailesi Kerbelâ’da şehit edildiler. Kerbelâ katliamı, İslâmiyette mezheplerin kesin olarak ayrışmasına neden olup, Şii inancının omurgasını oluşturdu. Dördüncü Halife olan ve peygamberimizin “İlmin kapısı” olarak işaret ettiği, ikinci Müslüman Hz.Ali’nin oğlu, peygamberimizin çok sevdiği kızı Hz.Fatima’dan olan torunu Hz.Hüseyin, Yezid’in Halifeliğine karşı çıktı. Çünkü hilafeti hileyle ele geçiren Muaviye’nin oğlu, İslâmın en büyük düşmanı Ebu Süfyan’ın torunu olan Yezid; namazı terk edip, içki içmeye başlayan ilk halifeydi. Sarayındaki rezaletler ayyuka çıkmış, müslümanları rencide etmeye başlamıştı. Yezid’e karşı çıkan Hz.Hüseyin ve yandaşları, biat için sıkıştırılınca Medine’den Mekke’ye geçtiler. Kûfeliler, Yezid’e değil, kendisine biat edeceklerini bildirince, Hz.Hüseyin oraya doğru hareket etti.
Hz.Hüseyin’in Yezit’e biat etmemesinin nedeni soyunda kaynaklanan kötü kişiliği değil! Bu zayıflığı çevresindeki devlet adamları tarafından bertaraf edilebilirdi. Babası, Muaviye hileyle de olsa, seçimle başa geçmişti. Ama oğlu Yezid’i İslâm geleneğine aykırı olarak veliaht gösterince, seçimli hilafeti, saltanata dönüştürmüş oluyordu.
Kûfelilere güvenip yola çıkan Hz.Hüseyin Kûfelilerin cayması ve elçisi Müslim’in öldürülmesi üzerine geri dönmek istedi. Ama Müslim’in ailesi intikam için gitmekte diretince yola devam etti. Bu arada isteyen yandaşları Mekke’ye döndü. Kûfe valisi, peşine 1000 kişilik bir kuvvet takınca, Kerbelâ’da konakladı. Hurr bin Yezid komutasındaki askerler, Fırat’ın suyunu keserek, Hz.Hüseyin ve kâfilesini susuz bıraktı. Ömer bin Sad bin Ebu Vakkas komutasındaki bir kuvvetin üzerlerine geldiğini haber alan Hz.Hüseyin; yanındakilere gece karanlığında kaçmalarını söyledi, ama kimse kaçmaya yanaşmadı. Ömer’den geri dönmek için izin istedi. Kûfe valisi teslim olmasında direndi. Hz.Hüseyin Şam’a gidip Yezid’e teslim olmayı, sonra da İslâm ülkelerinden birine yerleşmeyi önerdi, yine reddedildi. “Ya Kûfe valisine teslim, ya da savaş” haberini 9 Muharrem 61’de alınca bir günlük süre istedi.
İsteyenlerin yanında ayrılabileceğini söyleyen Hz.Hüseyin, geceyi dua ve namazla geçirdi. Yanındakiler gitmek bir yana, sabaha kadar çadırların arkasında çukur kazıp, büyük ateşler yaktı. Sabah iki tarafın kuvvetleri karşılıklı yerlerini alınca, atına binip çok etkili bir konuşma yaptı. Bu konuşmaları dinleyen Hurr bin Yezid, Hz.Hüseyin’nin saflarına katıldı. Buna karşılık Ömer bin Sad, ok atarak çarpışmayı başlattı. Başlangıçta teker teker savaşılırken, çok geçmeden toplu savaş başladı. Hz.Hüseyin atından düşünce yaya olarak çarpıştı. Yanında yalnızca üç kişi kalmıştı.
Zür’a bin Şarik, bir kılıç darbesiyle sağ omzuna ve koluna vurarak, Hz.Hüseyin’i yere düşürdü. Kalkmaya çalışırken Sinan bin Enes en-Nehai vücuduna bir mızrak sapladı ve atından inerek başını kesti…
Emevi askerleri cesetleri soyup, neleri varsa aldılar. Çadırlar ve kadınlar yağma edildiyseler de, sonradan geri verildiler. Kadınlar ve kundaktaki oğlu Zeynelabidin dışında herkes kılıçtan geçirildi. Hz.Hüseyin’in kesik başı bir mızrağa takılarak Kûfe’ye getirildi. Vali Ubeydullah’ın bir zafer nişanesi olarak asası ile Hz.Hüseyin’in dudaklarına vurduğunu görenler bu tavrın doğru olmadığını, zira o dudaklara Hz.Peygamberin dudağının da dokunduğunu söyleyerek Kûfe valisini kınadılar. Hz.Hüseyin’in kesik başı ve aile halkı Şam’a getirildiğinde, Yezid çok üzülmüş gibi davrandı. Kûfe valisine lanetler yağdırdı. Esirlerin bütün ihtiyaçlarını karşılayıp, onları Medine’ye gönderdi.
Hz.Peygamberin torununu şehit edenlere bir şey yapmaması, onun iki yüzlü bir zındık olduğunu gösterir. İslâmiyette, onanması imkansız bir yarayı açan Yezid ve adamlarını, Allah iki cihanda da rüsvay etsin, cehennem ateşine odun yapsın…

*TAHILLARIN TÜRKÜSÜ ASURE
Aşure, tahılların türküsü; bereketin, paylaşımın, birliğin simgesi... Birbirinden farklı 7-41 çeşit ürünle ortaya çıkan aşurenin başlangıcı Tufan’a dayandırılsa da, bu tatlı aş M.Ö. 3500 yıllarında, Sümer ve Akad’larda Tahıl Tanrıçası Aşnan(aşna-fişna deyimi ondan kaynaklanır!) adına hazırlanıp, dağıtılırdı. Aşnan, Asur-Babil Devletleri arasındaki ittifak dönemini de simgeleyen bir yiyecek olup; daha sonra kurulan diğer medeniyetlerde de karşımıza çıkar. İslâm Medeniyeti’nde ise Aşûrâ adıyla şehitlerin ruhunu şad eden kutsal bir yiyecek özelliğini kazandı.
Birlik ve beraberliğin tatlı aşı aşurenin bu yıl her zamankinden daha çok manevî görevini yapması dileğiyle, biz de karıp tüm şehitlerimizin ruhunu şad edelim…
*Malzeme
-3 bardak aşurelik(yarma) buğday
-8 litre Su
-1 kahve fincanı pirinç
-4 bardak şeker
-1 bardak kuru üzüm
-1 elma, çeyrek limon suyu
-2 parça damla sakızı
-1 bardak nohut(haşlanmış)
-1 bardak fasulye(haşlanmış)
-1 kahve fincanı bakla(haşlanmış)
-1 kaşık bal (41 çeşide denk)
-1 kaşık pekmez
-1 portakal kabuğu rendesi
-1 bardak susam(kavrulmuş, bir kısmı üzerine serpilir)
-1 kaşık gülsuyu-zemzem
-Üzerine: kaysı, incir, fındık-ceviz kırığı, kabuğu soyulmuş badem, çam fıstığı, nar, tarçın, kavrulmuş çörekotu
*Pişirilmesi
-Akşamdan sıcak suda ıslatılan buğdayın suyu değiştirilip, birkaç kez yıkanır. Üzerine kaynak suyu eklenir. Kaynayınca sık sık dibi karıştırılır. Başka kaplarda nohut, fasulye, bakla haşlanır. Malzemeler sıraya göre eklenir. Kıvama girince kaselere konup, üzeri süslenir.
*Not: Farklı bir aroma için, içine 1 çubuk tarçın, 4 karanfil eklenir. Rengi koyu olmasın diye bunlar bir cezvede kaynatılıp, son anda suyu aşureye katılabilir.
*Yararları:
Abur cubur hazır tatlılar yerine, yılda bir kez değil sık yapılması daha yararlı olur. Çünkü aşurenin içerisindeki besinler, dengeli beslenme açısından birbirini tamamlar. Bakliyat ve tahıllar protein, kuru meyve ile fındık, fıstık enerji kaynağıdır. Tek başına bir tahılın proteini azdır, ama bu besinlerin birleşmesiyle hayvansal protein kalitesine yakın protein alınır. Aşure tek başına bunları karşılayabilir. Sporcular, ağır işlerde çalışanlar da vücutları için gerekli olan protein, vitamin ve enerjiyi aşureden sağlayabilir. E ile B grubu vitaminler yönünden de çok zengin olan Aşure, çocuklar ve gelişme çağındakiler için önemli bir besindir. Yarasın…
*
41 çeşit Konak Aşuresi için bkz: http://www.aytendirier.com/blog/blog.asp?id=308

Etiketler: KERBELÂ’NIN AĞIDI, TAHILLARIN TÜRKÜSÜ AŞURE, 10 Muharrem'de ne oldu? TAHILLARIN TARİHÇESİ, KERBELÂ FACİASI, Hz.ALİ, Hz.HÜSEYİN, yezid, Tahılların Türküsü AŞURE,

 
Etiketler: , KERBEL’NIN, AĞIDI, TAHILLARIN, TÜRKÜSÜ, AŞURE
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Kasım 2019
E-ATIK KONUSUNDA İZKAB’IN ÖRNEK ETKİNLİĞİ
2404 Okunma.
24 Temmuz 2019
M.KEMAL PAŞA, 100 Yıl önce ERZURUM KONGRESİ’nde LİDER SEÇİLDİ
3981 Okunma.
31 Mayıs 2019
KADİR GECESİ ve İBADETİ
408 Okunma.
26 Mayıs 2019
1Y1K: Dr.M.TALAT ŞİMDİ – MARDİN TARİHİ KİMLİĞİ
447 Okunma.
18 Mayıs 2019
19 MAYIS’IN ÖNEMİ
443 Okunma.
15 Mayıs 2019
15 MAYIS 1919… İZMİR’İN KARA GÜNÜ
371 Okunma.
13 Nisan 2019
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ 18 YAŞINDA
478 Okunma.
22 Mart 2019
İZMİR-KARABAĞLAR’DA KENTİN KIYISINDAKİ KADINLAR DEFİLESİ
657 Okunma.
10 Mart 2019
DÖNÜŞÜM MARDİN’İN TARİHİ DOKUSUNU BOZMAMALI
827 Okunma.
02 Mart 2019
KARABAĞLAR PROJE TANITIMINA BAKAN PAKDEMİRLİ DAMGA VURDU
698 Okunma.
07 Ocak 2019
I.DÜNYA SAVAŞI ve KAFKASYA CEPHESİ
5444 Okunma.
29 Aralık 2018
ENGELSİZ YÜREKLER İZMİR’DE MEHMET ÂKİF’İ ANDI
986 Okunma.
13 Aralık 2018
ADNAN AVUKA’NIN SERGİSİ İZMİR’DE MARDİN VUSLATI YAŞATTI
1802 Okunma.
26 Kasım 2018
İZMİR MARDİNLİ GENÇ İŞADAMLARI DERNEĞİ’NİN VEFASI
2657 Okunma.
12 Kasım 2018
UZAYDA YANKILANAN TEK SES E Z A N’ DIR!
2422 Okunma.
22 Ekim 2018
İZMİR’DE YEREL SEÇİMİ MARDİN HOŞGÖRÜSÜ KAZANDIRACAK
2944 Okunma.
28 Eylül 2018
ÇİN HALK CUMHURİYETİ’NİN 69. YILDÖNÜMÜ İZMİR’DE KUTLANDI
2481 Okunma.
25 Ağustos 2018
MAZİDE KALANLAR
1464 Okunma.
11 Temmuz 2018
EBRU BAYBARA DEMİR'E SOSYAL MEDYADAN DESTEK OLALIM
4326 Okunma.
17 Haziran 2018
B A B A M
1628 Okunma.
09 Haziran 2018
İZMİR’DE BİR ARI KRALİÇE; C E Y D A
1089 Okunma.
05 Haziran 2018
İZMİR’İN HOŞGÖRÜ RENGİ MARDİN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
1938 Okunma.
13 Mayıs 2018
İZMİR KADINLAR BİRLİĞİ DERNEĞİ/İZKAB
1303 Okunma.
12 Mayıs 2018
FRANSIZ, GEÇMİŞE DE FRANSIZ!
729 Okunma.
02 Mayıs 2018
SEÇİM STARTI, NEDEN İZMİR’DE VERİLDİ?
1434 Okunma.
27 Nisan 2018
AFRİN’DE DİRİLİŞ
799 Okunma.
17 Nisan 2018
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ 17 YAŞINDA
855 Okunma.
13 Nisan 2018
Mİ’RAÇ
977 Okunma.
28 Mart 2018
ÇİN’İN ÜNLÜ SOPRANOSU DİLBER YUNUS’U DİNLERKEN
1478 Okunma.
14 Mart 2018
İZMİR KARABAĞLAR’DA GÜZEL ŞEYLER OLUYOR
2066 Okunma.
09 Mart 2018
İDÜ GÖRKEMLİ BİR TÖRENLE DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLADI
1397 Okunma.
28 Şubat 2018
II.ABDÜLHAMİD HAN GÖKTEN İNDİ!
1465 Okunma.
19 Şubat 2018
ÇİN, YENİ YILI “MUTLU BAHAR BAYRAMI” GÖSTERİSİYLE İZMİR’DE BAŞLATTI
1870 Okunma.
17 Şubat 2018
I.AFRİN SAVAŞI ve ÖNEMİ-1119
1705 Okunma.
05 Şubat 2018
BİNİKİ YÜZ YILDIR ORTADOĞU COĞRAFYASINDAYIZ
1953 Okunma.
22 Aralık 2017
YILBAŞI’NIN TARİHÇESİ VE TÜRKLERDE AĞAÇ-GÜNEŞ KÜLTÜ
2973 Okunma.
29 Kasım 2017
RAVZA’DA YAKARIŞ
874 Okunma.
10 Kasım 2017
ATATÜRK’ÜN YAZDIĞI ŞİİRLER
1284 Okunma.
22 Ekim 2017
HAC GÜNCESİ – 2 / MEDİNE-İ MÜNEVVERE
1152 Okunma.
03 Ekim 2017
HAC GÜNCESİ-DAVET
1135 Okunma.
21 Haziran 2017
KADİR GECESİ ve İBADETİ
1064 Okunma.
18 Haziran 2017
BABAMIN MİRASI; ERDEM…
1022 Okunma.
07 Nisan 2017
KÂZIM KARABEKİR MESELESİ
1400 Okunma.
26 Mart 2017
ULUSLARARASI ÇAKA BEY SEMPOZYUMU
1685 Okunma.
21 Mart 2017
NEVRUZ’UN GEÇMİŞİ
1512 Okunma.
15 Mart 2017
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ’NDE TASARIM YILDIZLARI DOĞUYOR
1256 Okunma.
01 Mart 2017
HOCALI KATLİAMI, AZERBAYCAN BAĞIMSIZLIĞININ DİYETİ,,,
1137 Okunma.
26 Şubat 2017
Ö.FARUK GÜLTAŞLI ŞEFLİĞİNDEKİ RÜŞTÜ ŞARDAĞ KONSERİ
1593 Okunma.
06 Ocak 2017
İZMİR KURTULUŞUN SEMBOLÜ
1442 Okunma.
05 Ocak 2017
VAZİYET-İ UMUMİYE MİLLÎ BİRLİĞİ GEREKTİRİYOR
1557 Okunma.
19 Aralık 2016
TÜRK YILMAZ
1246 Okunma.
19 Ekim 2016
PAŞAVAT ÇINARININ DÖKÜLEN YAPRAKLARI
5242 Okunma.
01 Ekim 2016
15 TEMMUZ DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜK TÜRKÜSÜ
1211 Okunma.
11 Eylül 2016
“KUT”LU ÖNDER
1489 Okunma.
06 Ağustos 2016
B İ R O L A L I M
1307 Okunma.
18 Temmuz 2016
ORDU MİLLET NÖBETTE
2404 Okunma.
29 Nisan 2016
100. YILDÖNÜMÜNDE KÛT’ÜL AMARE SAVAŞI
1700 Okunma.
18 Mart 2016
ÇANAKKALE DENİZ SAVAŞI-18 MART 1915
1609 Okunma.
23 Şubat 2016
“MEZOPOTAMYA’DA İHANET EDEN, KUDÜS’TE HANÇERLENİR!”
1800 Okunma.
07 Ocak 2016
ATATÜRK’ÜN KOMŞULARLA İLİŞİKİSİ
1984 Okunma.
22 Aralık 2015
MEVLİD KANDİLİ
1905 Okunma.
03 Aralık 2015
KADIN HAKLARI
1525 Okunma.
26 Kasım 2015
ARTIK KELİMELERDE ŞAPKA ^ KULLANILACAK
1413 Okunma.
17 Kasım 2015
İLK TAMPON DEVLET GÜNEY DOĞU’DA KURULDU
1679 Okunma.
10 Kasım 2015
HATAY’IN DİYETİ ATATÜRK’ÜMÜZ
1889 Okunma.
07 Kasım 2015
ÂRİF MİLLET
1491 Okunma.
14 Eylül 2015
DİKKAT! 5. KOL YOĞUN FAALİYETTE…
1901 Okunma.
09 Eylül 2015
9 EYLÜL RUHU, TARİHİ TEKRARLATMAYACAK!
1212 Okunma.
25 Ağustos 2015
Yüreğim Kışlan
1660 Okunma.
03 Ağustos 2015
Güneş yanığına önlem.
1395 Okunma.
03 Ağustos 2015
Güneş yanığına önlem.
1148 Okunma.
18 Temmuz 2015
BİRLİĞİN HARCI BAYRAM
1413 Okunma.
19 Mayıs 2015
19 MAYIS’IN ÖNEMİ
1854 Okunma.
07 Mayıs 2015
MARDİN’DE HIDRELLEZ YEMEĞİ
1663 Okunma.
01 Mayıs 2015
ÇOCUKLAR ATALARINI TANIDIKÇA, ÖZGÜVENLERİ ARTACAK
2033 Okunma.
25 Mart 2015
ÇANAKKALE SAVAŞLARI KRONOLOJİSİ
2118 Okunma.
24 Şubat 2015
CABER’DEKİ SÜLEYMAN ŞAH KİMDİR?
1855 Okunma.
04 Eylül 2014
BİRLİK ve BERABERLİĞİMİZİN ÇİMENTOSU SİVAS KONGRESİ...
2941 Okunma.
08 Temmuz 2014
I.DÜNYA SAVAŞI’NIN NEDENLERİ Ayten DİRİER
2454 Okunma.
29 Mayıs 2014
İSTANBUL FETHİNİN TÜRK VE DÜNYA TARİHİNDEKİ ÖNEMİ-4
2459 Okunma.
20 Mayıs 2014
ATATÜRK’ÜN BAĞIMSIZLIK HAREKETLERİNDEKİ ÖNCÜLÜĞÜ
2414 Okunma.
17 Nisan 2014
YENİ YAYINLAR - 2014
2294 Okunma.
13 Nisan 2014
147 yıllık İZMİR BELEDİYE BAŞKANLARI
2227 Okunma.
05 Nisan 2014
2014 YEREL SEÇİM MESAJI; BAĞIMSIZLIK KARAKTERİMDİR!
3797 Okunma.
22 Mart 2014
NEVRUZ KİMİN BAYRAMI?
2334 Okunma.
18 Mart 2014
ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ-18 MART 1915
1830 Okunma.
01 Mart 2014
HOCALI KATLİAMI, AZERBAYCAN BAĞIMSIZLIĞININ DİYETİ,,,
1880 Okunma.
12 Şubat 2014
ŞEHZADE MUSTAFA NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?
2530 Okunma.
25 Aralık 2013
KANUNÎ, ŞEHZADELERİNİ NEDEN BOĞDURDU?
2415 Okunma.
23 Aralık 2013
TÜRKOVİZYON TÜRK DÜNYASI ŞARKI YARIŞMASI
1741 Okunma.
02 Aralık 2013
İNOVASYON HAFTASI
1932 Okunma.
01 Aralık 2013
DURUN! DURUN BİRAZ…
2268 Okunma.
21 Kasım 2013
MARDİN’İN KURTULUŞU
6599 Okunma.
10 Kasım 2013
ATATÜRK'ÜN DEVRİMCİLİK ANLAYIŞI...
1676 Okunma.
11 Ekim 2013
İZMİR MUTFAĞIMDAN BAYRAM TATLILARI(10 ÇEŞİT)
2004 Okunma.
02 Ekim 2013
SEYYİD MÜKERREMEDDİN EMİR SULTAN
3194 Okunma.
28 Eylül 2013
MARDİN’DE BAHAR ve NERGİZİYE SALATASI
2562 Okunma.
09 Eylül 2013
Dokuz Eylül ve İzmirlilik ruhu
1581 Okunma.
05 Ağustos 2013
ADNAN AVUKA, İZMİR’DE MARDİN RÜZGÂRI ESTİRDİ
4002 Okunma.
30 Temmuz 2013
1 YAZAR * 1 KİTAP Ayten DİRİER
2018 Okunma.
25 Temmuz 2013
Mardin'de Bayram/Paskalya Çöreği : İKLİÇE
2366 Okunma.
Haber Yazılımı