Yazı Detayı
17 Şubat 2018 - Cumartesi 19:40 Bu yazı 1670 kez okundu
 
I.AFRİN SAVAŞI ve ÖNEMİ-1119
AYTEN DİRİER
mardintoplumsaldayanisma@hotmail.com
 
 

I.AFRİN SAVAŞI ve ÖNEMİ-1119

 

 

    “Tarih tekerrür ediyor” derler… Hiç ders alınsa tekerrür eder miydi? Günümüzden bin* yıl önce de Kuzey Suriye Haç-Hilâl Savaşı’na sahne oldu. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesine bir tepki olarak 1096 yılında başlayan I.Haçlı Seferi’ne katılan yarım milyonluk Avrupalıdan, binbir serüvenden sonra Anadolu’da Türkler karşısında eriye eriye, 1099’da elli bin kişi Kudüs’e varabildi. Fatımîlerden alınan Kudüs’te, kılıçtan geçirdikleri Müslüman ve Yahudilerin kanları dereler halinde akıp, atların dizine kadar ulaştı. Sonuçta Haçlı Seferleri’nin en önemli gerekçesi amacına ulaşıp, kutsal topraklarda 1098’de Urfa ve Antakya Kontlukları, 1100’de Kudüs Krallığı, 1109’da Trablusşam Kontluğu kurularak, Feodalite rejimi bölgede uygulanmaya başlandı.

    O dönemde Anadolu Selçuklu Devleti, Beyliklerden Artuklular ve Danişmendliler, Haçlıların güzergahında olduklarından onlara karşı savaşırken; az da olsa Büyük Selçuklular, diğer Beylikler ve Zengiler Atabeyliğinden yardım aldılar. Bu dönem Türklerin yoğun bir şekilde Kuzey Mezopotamya’ya yerleştikleri bir sürece rastlar. Eğer Türklerin bu savunması olmasa, Haçlılar daha ötelere uzanacaktı. Ne Bağdat’taki Abbasiler, ne de Haçlıları çağıran Mısır’daki Şiî Fatımîlerin onlara karşı koyabilecek direnci yoktu.

    Anadolu Selçuklu Sultanı I.Kılıç Arslan ve Artuklu Melikleri Sökmen ve İlgazi, yeğenleri Belek Gazi ile Musul Atabeyi Nureddin Zengi bu mücadelenin bayraktarlığını yaptılar.

    Mardin Artuklu Beyliğinin kurucusu Artuk oğlu İlgazi, bir yandan Beyliğini tesis etmeye çalışırken, öte yandan Haçlılarla olan mücadeleye katkıda bulunmaya çalışıyordu.  B.Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar’a Bağdat Şahneliğinden(Askerî Vali) aldığı için kırgın olduğundan, 1111 yılında Haçlılara karşı oluşturulan Selçuklu Ordusuna katılmayıp, oğlu Ayaz komutasında bir miktar kuvvet gönderdi. Anadolu Selçukluları ile Büyük Selçuklu Devleti arasındaki veraset savaşları ile Melikşah’ın oğulları arasındaki saltanat savaşlarına Beyler ve Emirler de katılınca, Haçlılar bölgede tutunabildi. Baştan itibaren birlik sağlansa Haçlılar değil krallık, beylik bile kuramayıp kaçarlardı.

    Büyük Selçuklu başkentindeki taht kavgaları ve en kritik anlarda üzerlerine gönderilen ünlü komutanlar yüzünden, Mezopotamya’daki emirler kendi aralarında anlaşarak, Haçlıları yıldırmaya, gerektiğinde onlarla işbirliği yapmaya başladılar.

    1115-Tel Danis Savaşı: Mardin Meliki Artuk oğlu İlgazi, B.Selçuklu Sultanı M.Tapar yardım isteğine cevap vermeyince, Şam Atabeyi Tuğtekin ve Dilmaçoğulları Emiri Togan Arslan ile anlaşarak, Halep bölgesindeki Tel Danis’te (Rebîülâhir 509/Eylül 1115), Kudüs Kralı II.Baudouin ve diğer Haçlı Prenslerinin komutasındaki büyük bir orduyu, ağır kayıplar verdirerek, geri çekilmek zorunda bıraktı.

      Bu olaydan sonra İlgazi, Haçlılarla mücadele için Şam atabeyi Tuğtegin’le bir anlaşma yaparak, Türkmenler’in yoğun bir şekilde yerleştiği Güneydoğu Anadolu Bölgesinden asker toplamak üzere Mardin’e gitti. Burada topladığı kuvvetlerle Dilmaçoğulları Emiri Toğan Aslan, Kürtler ve Munkızi Ailesi’nden Usame ile birleşip 40 bin kişilik bir ordu ile harekete geçti.

Tel AFRİN SAVAŞI

27-28 Haziran 1119*

Neden: Kuzey Suriye egemenliği için Haleb’i ele geçirmeye çalışan Haçlıları önlemek.

Katılanlar:                 

Müslümanlar

İlgazi, Toğan Aslan, Usame, Tuğtekin komutasında

X

Haçlılar

Roger de Salerno komutasında

Savaşın Gelişmesi:

    İlgazi, Toğan Aslan ve Usame komutasındaki ordu Haleb’i üs edindi. Haziran 1119’da Tuğtekin de Haleb’e gelerek onlara katıldı. Bunu öğrenen Roger de Salerno diğer Haçlılar’dan yardım istemek yerine, harekete geçerek Artah’da kamp kurdu. İlgazi yanına Halep ve Şam kuvvetlerini de alarak Esarib’e sahte bir saldırıda bulunması için birlik yolladı. Roger ordusunun bir kısmını bu saldırıyı karşılamak üzere gönderdi ve elinde olmadan İlgazi’nin tuzağına düşerek, plânının başarıya ulaşmasını sağladı. Bu plânla İlgazi hem Antakya kuvvetlerini böldü, hem de bir süre pusuda bekleyerek ana ordunun ikmal ve erzak kaynağından uzaklaşmasını sağladı. 27 Haziran’ı 28 Haziran’a bağlayan gece İlgazi’nin birlikleri, Telafrin’de Roger’in etrafını çevirmeye başladı.

    Roger etrafının sarıldığını fark edince birliklerini üçe ayırıp, savaş düzenine soktu. İlk saatlerde Haçlı birlikleri üstün gibi gözüküyordu. Ancak İlgazi’nin Türkmenleri hızlı ve yorulmak bilmeyen eğitimli askerlerdi. Çoğunluğu atlı okçulardan oluşan Müslüman kuvvetleri, Haçlılar’ı bitmek bilmeyen manevralarla ve ok atışlarıyla usandırdılar. Türkmenler’in ok atışları o kadar fazlaydı ki o dönemde yaşayan İbn Kalânisî şöyle yazar;
“… yerde yatan atların bazıları üzerlerine saplanan okların çokluğundan tıpkı birer kirpi gibi olmuştu.”

    Bu manevralarla üçe ayrılan Haçlı kuvvetlerinin arası daha da açıldı. Sonunda doğru vaktin geldiğine kanaat getiren İlgazi birliklerine hücum emri verdi. Antakya Kontluğu’nun ordusu bu emirle imha edildi ve Roger de Salerno da mücadele sırasında esir düştü. İlgazi değerini sorunca, “onbin altın” dedi. Değerini arttırmak için onu Tuğtekin’e yolladı. Haçlılara olan hırsından, ele geçireceği hazineyi düşünmeden, Roger’ın kafasını kesen Tuğtekin onu İlgazi’ye gönderdi. Bu gelişme Artukluları üzerken, Haçlılar arasında dehşet ve nefret uyandırdı. Bu olaydan sonra İlgazi Sarmeda’da kendisine teslim olan Renaud Masoier adlı yöneticinin mağrur kahramanca tavrından etkilenerek onu yanında bulundurup, kılıçtan geçirilmesini önledi. Savaşta Haçlılar tarafından o kadar çok ölen vardı ki, Franklar bu savaşa Kanlı Meydan(Ager Sanguinis) adını verdiler. Tel Afrin Savaşı’nda Antakya Kontluğu’na etkisinden kurtulamayacağı çok ağır bir darbe indirildi. Fulcherius Carnotensis’e göre tarafların kayıpları şöyle anlatılır: “...Roger adamları ve halkıyla beraber Türklere karşı savaşmış ve Artah şehri yakınlarında yedi bin adamı öldürülmüş, bu mücadelede Türklerden ise yalnız yirmisi hayatını kaybetmişti.” Üsame b. Munkız’ın Kitabu’l-İtibar’daki ifadesine göre; “40 bin kişilik Haçlı ordusundan 20 kişi Antakya’ya dönebildi.”

 

Savaşın Önemi

    Birlik sağlanırsa, çevreye korku salan en güçlü orduların bile yenilebileceği anlayışı Müslüman halka aşılanıp, gelecek için umut verdi. Bu konuda Artukoğullarının öncü lider olduğu tartışmasız kabul edildi. Savaşırken bile bölge için rahatlıklar sağlayıp, halkı bezdiren pazar vergilerini kaldırmaları uzlaşmacı ve adil yönetimleriyle de ün kazanmalarını sağladı. Araplar arasında çok etkin olan ve sevilen Artuklular, aynı zamanda Haçlılar arasında da nam saldı. Dönemin tarihçilerinden İbn Ezrak’ın belirttiği gibi; babaları(Artuk Bey) ile birlikte Sökmen, İlgazi ve yeğenleri Belek’in mücadelelerinden dolayı Haçlıların yanında önemli itibarları vardı ve onlar üzerinde büyük bir korku salmışlardı.”

Zaferin ardından düzenlenen eğlenceve ziyafetler İlgazi’nin sağlığını bozduğundan, çevreye baskınlar vaktinde yapılmadı. Bu durum Haçlıların birleşerek toparlanmasına yol açtı. Böylece “Kanlı Meydan” savaşının meyvelerinin toplanması fırsatı kaçırılmış oldu.

    Tel Afrin Savaşı, Haçlılara önemli dersler verdiğinden, bir daha birleşmeden Türkler önüne çıkmamaya çalıştılar. İlgazi’den sonra mücadeleyi üstlenen Belek Döneminde, kuvvetlerine güvenip yanılgıya düştüklerinde, esir olmaktan kurtulamadılar.

 

Savaşın Sonucu

-İlgazi’nin Haçlılara böyle önemli bir darbe indirmesi, İslam Dünyasında büyük bir sevinçle karşılandı. Kont Roger de Salerno’nun kesik başı Bağdat’taki Abbasi Halifesi Müsterşid-Billâh’a gönderilince; Halife İlgazi’ye dinin yıldızı anlamına gelen “Necmeddin” ünvanını verip, hil’at ve değerli hediyeler gönderdi.

-Şairler de İlgazi ve arkadaşlarını öven şiirler yazıp, her yerde okuyarak zaferi duyurdular.

-Birleşik kuvvetler, Akdeniz sahiline kadar ilerleyerek çok ganimet alındı. Kuzey Suriye’nin kontrolü ele geçirildi.

-İlgazi, Haçlıları kuzeyde de takip ederek, Göksun’a kadar ilerledi. Böylece Haçlıların kuvveti kırıldı, karşı tedbir almalarının önüne geçildi.

-İlgazi Antakya’ya yönelmeyi denediyse de Kudüs Kralı II.Baudouin ve Trablus Kontu Pons bölgeye gelerek onun bu hamlesini engellediler.

-Selçuklu Sultanı Mahmud, İlgazi’nin muzafferiyetinden ziyadesiyle memnun olup, 1120’de Meyyafarikin(Silvan)’i ona verdi.

-Tuğtegin’le birlikte Haçlıların elinde bulunan İm ve Zerdena kalelerini fethetti. Bu dönemde Nusaybin’i de aldı.

    Bunu takip eden günlerde Haçlılara kesin bir darbe indirmek amacıyla Güneydoğu Anadolu bölgesinden topladığı Türkmen kuvvetlerle Fırat’ı geçip Tel Başir’den Keysün’a kadar olan Haçlı topraklarını ele geçirdi. Azaz Kalesi’ni kuşatıp kendisine katılan Tuğtegin ile birlikte 1120 tarihinde Kudüs Kralı II. Baudouin ve Urfa Kontu Joscelin de Courtenay’a karşı başarılı mücadelelerde bulundu.

    Daha sonra Haleb’e gelen İlgazi, Haçlılar’la yeniden mücadele için asker toplamak üzere yerine oğlu Şemsüddevle Süleyman’ı nâib olarak bırakıp Mardin’e gitti. Süleyman babasının tâlimatı üzerine, Halep’i sıkıştırmakta olan Joscelin’le Halep’e bağlı bazı yerleri vermek şartıyla barış yaptı.

    İlgazi Antakya’yı almak için hazırlanırken, Haçlıları bu badireden sevmedikleri Gürcü Kralı II.David kurtardı. Kral, Tiflis ve yöresindeki müslüman halka ağır baskı ve takibat yapınca, onlara yardıma karar veren Irak Selçuklu Sultanı Mahmud, Türk Emirlerin katıldığı bir ordu oluşturup, İlgazi’yi komutan olarak görevlendirdi. Bu kesinti Haçlıların toparlanmasını sağladığı gibi, İlgazi’nin ününe gölge düşürdü. Stratejik hatalar ve Kıpçakların Gürcülere yardım etmesi sonucu, Kafkasya Seferi bozgunla sonuçlandı.

    Mardin’e dönen İlgazi, Haleb’te kendisine isyan edip, yönetimi ele geçiren oğlu Süleyman’ın üzerine yürüyüp, yerine yeğeni Bedrüddevle Süleyman’ı yönetici olarak atadı. Yine Mardin’e dönerek, Haçlılarla mücadele için asker toplamaya başladı. Tuğtekin ile birleşip, Haçlıların ele geçirdiği Zerdana kalesini kuşattığı sırada yine hastalandı. Haleb’te tedavi olup, Mardin’e döndü. Meyyafarikin’e 17 Ramazan 516/1122 günü giderken yolda vefat etti. Yerine oğlu Hüsâmeddin Timurtaş geçterken, diğer oğlu Süleyman Meyyâfârikin’de, yeğeni Süleyman Haleb’te hüküm sürdüler. Haçlılarla mücadelenin liderliğini yeğeni Harput Artuklu Emiri Belek Gazi devraldı.

    İyi bir asker, kararlı, cüretli, adil ve dirayetli devlet adamı olan İlgazi’nin ömrü mücadele ile geçtiğinden, Beyliğini kurumsallaştıramadı, adına para bastıramadı, ama imar faaliyetlerine önem verdi. Mardin Necmeddin Mahallesinde bir cami ve medrese kurdu. Askersiz bir yerden diğer yere gidilemezken, sınırları içinde güvenlik, nizam ve intizamı sağladı. İhsanı ve halka hizmeti ile meşhurdu. Diğer memleketlere nazaran Mardin ve Halep'te vergileri hafifletmek suretiyle halkın sevgisini kazandı. İstediği zaman büyük kuvvetlerin emrinde toplanmasının sırrı, halka bu yaklaşımıydı.

 

Genel Sonuç:

   İlgazi’nin ölümüyle Halep, Haçlılar karşısında savunmasız kaldığı gibi, Haçlı Krallık ve Kontlukları daha uzun süre yaşadı. Zaferin ardından hemen Antakya’ya saldırmayıp, zamanını daha az önemdeki işler ve serüvenlerle geçirdiğinden, öngörüsüzlükle suçlayanlar oldu. Oysa bu tututumu öngörüsüzlükten değil, akılcı bir stratejiden kaynaklanıyordu. Ayrıca bu görev Büyük Selçuklulara ait olup, ardı kuvvetli olsa bunu gerçekleştirebilirdi. Sultanın onu -başka kumandan yokmuş gibi- Gürcüler üzerine göndermesi de ard niyet göstergesi olup, bu imkânı ortadan kaldırdı.

    Haçlılarla işbirliğini de içeren, kendi menfaat ve bağımsızlığını muhafazaya dönük siyaseti nedeniyle yaptığının cihad olmadığı da ileri sürüldü. Hem bu görüştekiler, hem de Sultan Muhammed Tapar’a karşı; Tuğtegin, Togan Arslan ve Haçlılar ile iş birliği yapmasını aşırı derece ihtiraslı olmasıyla açıklayanlar, geçmişi iyi bilmedikleri için yanılıyor. O, babası ve kendisine Selçuklu Sultanlarının yaptığı haksızlık nedeniyle onlardan umudu kestiği için, diğer emirlerle ve gerektiğinde Haçlılarla ittifak yaptı. Diğer Müslüman Devletlerle değil, genelde Hıristiyan Haçlılar ve Gürcülerle savaştığı için elbetteki cihad yapıyordu.

Mezopotamya’nın yerlisi her dinden insanlar birbirleriyle iyi geçinir, Mardin’de Müslüman ve Süryani anneler birbirlerinin bebeklerini emzirerek süt kardeşi yaparken, Avrupa’dan gelen aç gözlü Haçlılar huzuru kaçırdı. Şiî Fatımilerin entrikaları ve Haşaşinlerin suikastlarına, Haçlı baskınları eklenince Kuzey Mezopotamya kaosa sürüklendi. Bu kargaşayı Büyük Selçuklu Sultanlarının gidermesi gerekirken, can derdine düştüklerinden iş Emir ve Atabeylere kaldı. İlk kez birliği sağlayan, Haçlıları ağır yenilgilere uğratan Mardin Emiri Artuk oğlu İlgazi oldu. Onun bu başarısı, daha sonra Nureddin Zengi’nin Urfa Kontluğuna, Selahâddin Eyyübi’nin Kudüs krallığına son vermelerine yol açtı.

*

B i r l i k  her zaman, her koşulda önemlidir. Birliği ancak L i d e r  ruhu taşıyanlar sağlayabilir. Birlik, bağımsızlık ve dirliği sağlar. Günümüzde hammaddeye dayalı emperyal çıkarlar ve Yahudilerin binlerce yıllık Arz’ı Mev’ud rüyası için aynı bölgede Haçlı ruhu hortlamış, dostluk, ittifak bir kenara itilerek, ilerde Türkiye’nin güneyi ve doğusu parçalanarak, bölgeyi karanlıklara sürükleyecek tezgahlar işletilmekte…

Canımız, ciğerparemiz Mehmetçiklerden oluşan Türk Ordusu, bin yıl sonra ülkemize yönelik ard niyetli Haçlıların oyunlarını bozmak için yine Afrin’de… Allaha emanet olsunlar! Bu oyunu farklı arayışlarla bozmaya çalışan İlgazi ruhuna sahip Cumhurbaşkanımızı desteklemek millî görevdir.

**

*Hicri takvimi Milâdiye çevirmede 1 yıl eksik veya fazla çıkabilir.

Kaynakça:

Ali Sevim-Erdoğan Merçil : Selçuklu Devletleri Tarihi, TTK, Ankara-1995

Artuklular –I, I.Uluslararası Artuklu Sempozyumu Bildirileri, Editör: İbrahim Özcoşar,  Mardin Valiliği-2007

Steven Runciman : Haçlı Seferleri Tarihi, 2.Cilt, Çev:Fikret Işıltan, TTK, Ankara-2008

 
Etiketler: I.AFRİN, SAVAŞI, ve, ÖNEMİ-1119,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Kasım 2019
E-ATIK KONUSUNDA İZKAB’IN ÖRNEK ETKİNLİĞİ
523 Okunma.
24 Temmuz 2019
M.KEMAL PAŞA, 100 Yıl önce ERZURUM KONGRESİ’nde LİDER SEÇİLDİ
3924 Okunma.
31 Mayıs 2019
KADİR GECESİ ve İBADETİ
371 Okunma.
26 Mayıs 2019
1Y1K: Dr.M.TALAT ŞİMDİ – MARDİN TARİHİ KİMLİĞİ
405 Okunma.
18 Mayıs 2019
19 MAYIS’IN ÖNEMİ
384 Okunma.
15 Mayıs 2019
15 MAYIS 1919… İZMİR’İN KARA GÜNÜ
346 Okunma.
13 Nisan 2019
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ 18 YAŞINDA
442 Okunma.
22 Mart 2019
İZMİR-KARABAĞLAR’DA KENTİN KIYISINDAKİ KADINLAR DEFİLESİ
623 Okunma.
10 Mart 2019
DÖNÜŞÜM MARDİN’İN TARİHİ DOKUSUNU BOZMAMALI
732 Okunma.
02 Mart 2019
KARABAĞLAR PROJE TANITIMINA BAKAN PAKDEMİRLİ DAMGA VURDU
686 Okunma.
07 Ocak 2019
I.DÜNYA SAVAŞI ve KAFKASYA CEPHESİ
5422 Okunma.
29 Aralık 2018
ENGELSİZ YÜREKLER İZMİR’DE MEHMET ÂKİF’İ ANDI
970 Okunma.
13 Aralık 2018
ADNAN AVUKA’NIN SERGİSİ İZMİR’DE MARDİN VUSLATI YAŞATTI
1776 Okunma.
26 Kasım 2018
İZMİR MARDİNLİ GENÇ İŞADAMLARI DERNEĞİ’NİN VEFASI
2619 Okunma.
12 Kasım 2018
UZAYDA YANKILANAN TEK SES E Z A N’ DIR!
2406 Okunma.
22 Ekim 2018
İZMİR’DE YEREL SEÇİMİ MARDİN HOŞGÖRÜSÜ KAZANDIRACAK
2915 Okunma.
28 Eylül 2018
ÇİN HALK CUMHURİYETİ’NİN 69. YILDÖNÜMÜ İZMİR’DE KUTLANDI
2460 Okunma.
25 Ağustos 2018
MAZİDE KALANLAR
1447 Okunma.
11 Temmuz 2018
EBRU BAYBARA DEMİR'E SOSYAL MEDYADAN DESTEK OLALIM
4275 Okunma.
17 Haziran 2018
B A B A M
1611 Okunma.
09 Haziran 2018
İZMİR’DE BİR ARI KRALİÇE; C E Y D A
1072 Okunma.
05 Haziran 2018
İZMİR’İN HOŞGÖRÜ RENGİ MARDİN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
1887 Okunma.
13 Mayıs 2018
İZMİR KADINLAR BİRLİĞİ DERNEĞİ/İZKAB
1250 Okunma.
12 Mayıs 2018
FRANSIZ, GEÇMİŞE DE FRANSIZ!
711 Okunma.
02 Mayıs 2018
SEÇİM STARTI, NEDEN İZMİR’DE VERİLDİ?
1415 Okunma.
27 Nisan 2018
AFRİN’DE DİRİLİŞ
783 Okunma.
17 Nisan 2018
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ 17 YAŞINDA
840 Okunma.
13 Nisan 2018
Mİ’RAÇ
948 Okunma.
28 Mart 2018
ÇİN’İN ÜNLÜ SOPRANOSU DİLBER YUNUS’U DİNLERKEN
1443 Okunma.
14 Mart 2018
İZMİR KARABAĞLAR’DA GÜZEL ŞEYLER OLUYOR
2040 Okunma.
09 Mart 2018
İDÜ GÖRKEMLİ BİR TÖRENLE DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLADI
1380 Okunma.
28 Şubat 2018
II.ABDÜLHAMİD HAN GÖKTEN İNDİ!
1447 Okunma.
19 Şubat 2018
ÇİN, YENİ YILI “MUTLU BAHAR BAYRAMI” GÖSTERİSİYLE İZMİR’DE BAŞLATTI
1856 Okunma.
05 Şubat 2018
BİNİKİ YÜZ YILDIR ORTADOĞU COĞRAFYASINDAYIZ
1935 Okunma.
22 Aralık 2017
YILBAŞI’NIN TARİHÇESİ VE TÜRKLERDE AĞAÇ-GÜNEŞ KÜLTÜ
2949 Okunma.
29 Kasım 2017
RAVZA’DA YAKARIŞ
857 Okunma.
10 Kasım 2017
ATATÜRK’ÜN YAZDIĞI ŞİİRLER
1253 Okunma.
22 Ekim 2017
HAC GÜNCESİ – 2 / MEDİNE-İ MÜNEVVERE
1134 Okunma.
03 Ekim 2017
HAC GÜNCESİ-DAVET
1123 Okunma.
21 Haziran 2017
KADİR GECESİ ve İBADETİ
1055 Okunma.
18 Haziran 2017
BABAMIN MİRASI; ERDEM…
1010 Okunma.
07 Nisan 2017
KÂZIM KARABEKİR MESELESİ
1385 Okunma.
26 Mart 2017
ULUSLARARASI ÇAKA BEY SEMPOZYUMU
1673 Okunma.
21 Mart 2017
NEVRUZ’UN GEÇMİŞİ
1500 Okunma.
15 Mart 2017
İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ’NDE TASARIM YILDIZLARI DOĞUYOR
1226 Okunma.
01 Mart 2017
HOCALI KATLİAMI, AZERBAYCAN BAĞIMSIZLIĞININ DİYETİ,,,
1118 Okunma.
26 Şubat 2017
Ö.FARUK GÜLTAŞLI ŞEFLİĞİNDEKİ RÜŞTÜ ŞARDAĞ KONSERİ
1574 Okunma.
06 Ocak 2017
İZMİR KURTULUŞUN SEMBOLÜ
1419 Okunma.
05 Ocak 2017
VAZİYET-İ UMUMİYE MİLLÎ BİRLİĞİ GEREKTİRİYOR
1542 Okunma.
19 Aralık 2016
TÜRK YILMAZ
1232 Okunma.
19 Ekim 2016
PAŞAVAT ÇINARININ DÖKÜLEN YAPRAKLARI
5189 Okunma.
01 Ekim 2016
15 TEMMUZ DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜK TÜRKÜSÜ
1202 Okunma.
11 Eylül 2016
“KUT”LU ÖNDER
1472 Okunma.
06 Ağustos 2016
B İ R O L A L I M
1289 Okunma.
18 Temmuz 2016
ORDU MİLLET NÖBETTE
2391 Okunma.
29 Nisan 2016
100. YILDÖNÜMÜNDE KÛT’ÜL AMARE SAVAŞI
1686 Okunma.
18 Mart 2016
ÇANAKKALE DENİZ SAVAŞI-18 MART 1915
1571 Okunma.
23 Şubat 2016
“MEZOPOTAMYA’DA İHANET EDEN, KUDÜS’TE HANÇERLENİR!”
1781 Okunma.
07 Ocak 2016
ATATÜRK’ÜN KOMŞULARLA İLİŞİKİSİ
1968 Okunma.
22 Aralık 2015
MEVLİD KANDİLİ
1847 Okunma.
03 Aralık 2015
KADIN HAKLARI
1504 Okunma.
26 Kasım 2015
ARTIK KELİMELERDE ŞAPKA ^ KULLANILACAK
1407 Okunma.
17 Kasım 2015
İLK TAMPON DEVLET GÜNEY DOĞU’DA KURULDU
1663 Okunma.
10 Kasım 2015
HATAY’IN DİYETİ ATATÜRK’ÜMÜZ
1877 Okunma.
07 Kasım 2015
ÂRİF MİLLET
1475 Okunma.
14 Eylül 2015
DİKKAT! 5. KOL YOĞUN FAALİYETTE…
1882 Okunma.
09 Eylül 2015
9 EYLÜL RUHU, TARİHİ TEKRARLATMAYACAK!
1200 Okunma.
25 Ağustos 2015
Yüreğim Kışlan
1633 Okunma.
03 Ağustos 2015
Güneş yanığına önlem.
1383 Okunma.
03 Ağustos 2015
Güneş yanığına önlem.
1139 Okunma.
18 Temmuz 2015
BİRLİĞİN HARCI BAYRAM
1397 Okunma.
19 Mayıs 2015
19 MAYIS’IN ÖNEMİ
1846 Okunma.
07 Mayıs 2015
MARDİN’DE HIDRELLEZ YEMEĞİ
1647 Okunma.
01 Mayıs 2015
ÇOCUKLAR ATALARINI TANIDIKÇA, ÖZGÜVENLERİ ARTACAK
2021 Okunma.
25 Mart 2015
ÇANAKKALE SAVAŞLARI KRONOLOJİSİ
1761 Okunma.
24 Şubat 2015
CABER’DEKİ SÜLEYMAN ŞAH KİMDİR?
1841 Okunma.
04 Eylül 2014
BİRLİK ve BERABERLİĞİMİZİN ÇİMENTOSU SİVAS KONGRESİ...
2932 Okunma.
08 Temmuz 2014
I.DÜNYA SAVAŞI’NIN NEDENLERİ Ayten DİRİER
2422 Okunma.
29 Mayıs 2014
İSTANBUL FETHİNİN TÜRK VE DÜNYA TARİHİNDEKİ ÖNEMİ-4
2441 Okunma.
20 Mayıs 2014
ATATÜRK’ÜN BAĞIMSIZLIK HAREKETLERİNDEKİ ÖNCÜLÜĞÜ
2399 Okunma.
17 Nisan 2014
YENİ YAYINLAR - 2014
2284 Okunma.
13 Nisan 2014
147 yıllık İZMİR BELEDİYE BAŞKANLARI
2214 Okunma.
05 Nisan 2014
2014 YEREL SEÇİM MESAJI; BAĞIMSIZLIK KARAKTERİMDİR!
3782 Okunma.
22 Mart 2014
NEVRUZ KİMİN BAYRAMI?
2318 Okunma.
18 Mart 2014
ÇANAKKALE DENİZ ZAFERİ-18 MART 1915
1814 Okunma.
01 Mart 2014
HOCALI KATLİAMI, AZERBAYCAN BAĞIMSIZLIĞININ DİYETİ,,,
1865 Okunma.
12 Şubat 2014
ŞEHZADE MUSTAFA NASIL ÖLDÜRÜLDÜ?
2516 Okunma.
25 Aralık 2013
KANUNÎ, ŞEHZADELERİNİ NEDEN BOĞDURDU?
2382 Okunma.
23 Aralık 2013
TÜRKOVİZYON TÜRK DÜNYASI ŞARKI YARIŞMASI
1729 Okunma.
02 Aralık 2013
İNOVASYON HAFTASI
1910 Okunma.
01 Aralık 2013
DURUN! DURUN BİRAZ…
2250 Okunma.
21 Kasım 2013
MARDİN’İN KURTULUŞU
5833 Okunma.
14 Kasım 2013
KERBEL’NIN AĞIDI, TAHILLARIN TÜRKÜSÜ AŞURE
3330 Okunma.
10 Kasım 2013
ATATÜRK'ÜN DEVRİMCİLİK ANLAYIŞI...
1666 Okunma.
11 Ekim 2013
İZMİR MUTFAĞIMDAN BAYRAM TATLILARI(10 ÇEŞİT)
1986 Okunma.
02 Ekim 2013
SEYYİD MÜKERREMEDDİN EMİR SULTAN
3135 Okunma.
28 Eylül 2013
MARDİN’DE BAHAR ve NERGİZİYE SALATASI
2549 Okunma.
09 Eylül 2013
Dokuz Eylül ve İzmirlilik ruhu
1568 Okunma.
05 Ağustos 2013
ADNAN AVUKA, İZMİR’DE MARDİN RÜZGÂRI ESTİRDİ
3979 Okunma.
30 Temmuz 2013
1 YAZAR * 1 KİTAP Ayten DİRİER
2008 Okunma.
25 Temmuz 2013
Mardin'de Bayram/Paskalya Çöreği : İKLİÇE
2346 Okunma.
Haber Yazılımı