ÜNLÜ YAZAR ASLI SERTDEMİR`DEN SEZEN AKSU`YA SİTEM

Her Cumartesi köşesi ??aslı astarı??n da yazdığı yazılarla dikkat çeken Aslı Sertdemir?in seçtiği konular, konulara yaklaşım tarzı, yazım dili, akıcılığı ve zaman zaman da kullandığı ikilemli anlatım dili ile bi hayli dikkat çekti, çekiyor.

10.01.2018 16:06:25 0
ÜNLÜ YAZAR ASLI SERTDEMİR`DEN SEZEN AKSU`YA  SİTEM

Her Cumartesi köşesi ‘’aslı astarı’’n da yazdığı yazılarla dikkat çeken Aslı Sertdemir’in seçtiği konular, konulara yaklaşım tarzı, yazım dili, akıcılığı ve zaman zaman da kullandığı ikilemli anlatım dili ile bi hayli dikkat çekti, çekiyor. Özellikle ‘’sana hakkım helal değil Sezen Aksu’’ yazısı, attığı başlık ve içeriği ile bir hayli dikkat çekti. Bu başlığa bakıp yazıyı okuyanlarda karmaşık duygular uyandıran Aslı Sertdemir, geleceği parlak yazarlar arasında. Seçtiği konular ve anlatımı ile başladığı kitabında umut vaat eden yazarlarımız arasında da en kısa süre de göre biliriz. Kitabında özellikle sosyal yaşam ve İstanbul’u anlatan Aslı SERTDEMİR farklı bir çok kitlenin dikkatini çekeceğine inanıyor. İkili ilişkilerdeki kavram değişimi yeni nesil ilişki anlayışına da değinen SERTDEMİR’e göre yozlaşma yaşamın her alanında ve biz yazarlarında üzerine düşen çok iş var dedi. Toplumda ki olumsuzluklara ,İstanbul’daki dejenerasyona dikkat çekmek ve toplumu toplum yapan bireylerin bakış açılarında farklılık kazandırmak benim için bir görevdir ve Aslı SERTDEMİR yazılarıyla her zaman bu görevini en iyi şekilde yapacaktır diyen yazarımıza çıktığı bu yolda başarılar dileriz.

Aslı Sertdemiraslı astarı…

Sana hakkım helal değil,Sezen Aksu.

Maalesef ne dönemin ne de şarkılarının modası var. O şarkısını bilmiyorum.Ben o yıllar da doğmamıştım.Ya da çok küçüktüm, gibi ifadelerin sen de ve şarkılarında hiç de geçerli bahaneler olmadığını biliyorum.İnternetten ya da sosyal medyadan biri öyle bir video yapıp sunuyor ki, oluyorsun yine dillere pelesenk. Yeter mi?Yetmez.Sen, olmadı başka biri çıkıp cover yapıp önümüze sunu veriyor. Hadi tam unuttum derken, baştan başlıyoruz. Daha kaç kişi, kaç nesil gerekiyorki sana.

 

O canım saçlarımı oryal ile açtırıp yumurta sarısı oluşu,sonrasında da ellerime lime lime gelişi, gözlerimin önünden hiç gitmiyor. Bende ki en unutulmaz Sezen travmasıydı. Nede çok istiyordum halbuki, gel gel ‘’sarışınım’’şarkısını bağıra bağıra söylüyorken millet, bana bakaraksöylesin.Bana geel gelsarışınım desinler.Kafa derim cayır cayır yanarken beni teselli eden tek sahneydioysa ki. Hakkım mı? Tabi ki helal değil.Sezen Aksu, sadece ben mi?Daha kaç masumun kanına girdin. Sen sırf ‘’ağlamak güzeldir’’dediğin için, olayı yanlış anlayıp, aynaya bakarak ağlayan kadınları anlattılar bana. Söylemesi ne kadar doğru bilmem ama içlerinde ismi lazım değil, birinci derece yakınlarım da maalesef var. ‘’Bir kedim bile yok’’ dediğinde.Eve yalnız dönen, köşe başında gördüğü ilk kediyi eve götürmek için kovalayıp,kandırıp evine alanlar oldu.Kedi alerjisi olan ben, yine kedisiz ve dışlanmış.‘’Şinanay’’ da şinanayhopa şinanaydedin, herkesşok. Uzunca bir süre herkes ne dediğine vene anlam çıkarması gerektiğineciddi ciddi kafa yordu. Neden?

 

Sezen söylediyse mutlak vardı bi anlamı.Ki benim hala her duyduğumda uzun uzun düşünüp, zekamı sorgulayıp, komplekse girme sebebimsin. Sen ısrarla‘’adı bende saklı’’ diyordun. Biz dedik ki, bize de söyle.Meraktan uykusu kaçanlarolmuş.Biri de ben. Şarkıyı kendine yoranlar da olmuş, onu da duydum. Ya onlar, onlarada mı acımadın? Bari biraz bana acısaydın,esasenherkesten daha çok ben düşündüm. İş yine hak ve hukuka gelirse, tabi ki, helal değil. Sen bi‘’keskin bıçak’’ dedin. Milletin dilinden hala düşmedi. Her söyleyen her dinleyen efkarlı, aşık, aşkından vazgeçemeyen yürekli insanlarla etrafım çevriliymiş meğerse. Kendimi bi garip,bi yabancı him ama çaktırmadım. Hadi bir Sezen travması daha. Hiç de yakışmadığı halde, sırf sen saçlarını o model kestirdiğiniçin,enseleri ortada biçok akrabamtanıdığım olduğunu gördüm eski fotoğraflarda. Anlayacağın baya bayaense dolu bizim aile albümümüz. Madem her şeyi itirafa geçtim. O fotoğraflardan biri de bana ait. Bi dönem bu halde gezmiş, yakınlarım ve ben.Hem de fotoğraflı, delilli ispatlı. (Düşman para verir almaya Mazallah)Helallik mi?Tabi ki etmem.Annem hala anlatır…Teyzem‘’git’’şarkını dinleyip dinleyiprest çekmiş enişteme.Git-me dediğindegitmeyeceğini sanıyormuş garibim.Allahtan enişten‘’geçer geçer’’ i dinlemeden döndü de evlendiler, diye anlatıp durur halen.‘’Onu alma beni al’’dedin.Bir dönem, tüm kadınlar gaza geldi. Cesaretbiraz da yüzsüzlükle,kendilerini aldıranve evleneneler oldu. Şimdi boy boy çocukları bile var. Halen duyduğum da boş bir anıma denk gelip, şeytana uyar daadamın güzünün içine baka baka,‘’onu alma beni al’’ der miyim? Diye korkmadan edemiyorum. Bu korku dolu düşüncelerim ve anlarım için, hakkım maalesef yine helal değil. ‘’Ünzile’’yibulup ilk anlatan oldun. Sen anlattın, ben uyandım.Uyanan ve uykusu kaçanlar oldu.O uykusuzlara da hiç acımadın.(neyse ki)‘’Tanrı istemezse’’ yaprak düşmezmiş ya,tüm seni sevenlerin kafasına rahmetli Müslüm Gürses’i işledin.Evlerimiz de arabalarımız da Müslüm dinler olduk ama sesi kısık. Favori mekanların önüne gelince deMüslüm frekansını değiştirip popa geçtik‘’arabeskçi’’ demesinler diye. Cem-i cümleyi ve beni bu riske attın. Bu tehlikeli yolculuklarım için, hakkımhelal değil ki.

 

Sevilmeden de sevmeyi 
Neyi özlediğini bilmeyi 
Acı da olsa yine gerçeği 
Görüp de söylemeyi bilmediysen… 
Bunu söylemenin, yapmaktan daha kolay olduğunu hiç düşünmedin. Bunu yaparken ‘’büklüm büklüm’’olur da bi gün Aslı, bi köşe yazar da helal etmiyorumda etmiyorum diye söylenmez mi diyede düşünmedin tabi.‘’Ah İstanbul İstanbul olalı’’hiç görmedi böyle keder. Tekrar etkisi asla olmayacak bu şarkıyı, sesi kötü iyi demeden hunharca heba ediyorlar masalarda. Ortalık, geçen yıllara rağmen fena. İstanbul’u bilmem ama gerçekten o masalar bir daha böyle keder görmeyecek o net. Bir dostun da çıkıp söylemediyse sana bugüne kadar, benden söylemesi. Hala vakit varken engel olmalısın, olmalıyız.Olmadı yine, sen anladın yazmayayım artık tekrar tekrar.Aslında vazgeçmediğin amaavazın çıktığı kadar, yerseniz diye söylediğin‘’vazgeçtim’’ şarkından, böyle ikilem dolu nesiller,bir de ben çıktım. Beni sevenler ne zorlandı, bilemezsin. Bu sefer benim değil sadece,onların hakkı helal değil ki sana.Ve şimdi; yıllarca içimde büyüttüğüm Sezen sarmalından, belki okursun da bana bi çare olursun umuduyla, bir köşe de yazıyorum.‘’Hala haber bekliyorum senden’’şarkınla,söylene söylene bekleyeceğim.

 

Bende ki bu ruh halinin aslı astarı ‘’yalnızca sitem’’özlem.Tabi ki sana‘’helal ettim hakkımı’’demek had değil. Çok kişiyiz. Özlüyoruz seni, sesini, esprilerini. Sesinin değmediği, ismini,seni bilmeyen, içinden bir Sezen geçmeyen, dokunmadığın yok denecek kadar az. Senin ileanısı olmayan yok gibi.Şimdi ‘’geri dön’’.Aşkı unutanlara,bana, bize tekrar aşkı öğret. Sadece aşk mı? Çok şeye aydırdın, tekrar aydır, uyandır. Sen helal et bize hakkını. Üç ‘’dört günlük bir şey’’ olmasın bu sefer uzun kal, gitme. Mutlu olacak çok kişi var, biliyorum. Sen ‘’beni unutma’’ dediğin de herkes ciddiye aldı unutmadı. Artık senin de ortalığa çıkıp ‘’gidemem’’ deme vaktin gelmedi de geçiyordu. Çok uzun zamandır bekliyorduk. Yine, yeni, yeniden ’’hoş geldin’’ İzmir kokulu İstanbul ruhlu kadın…

 

 

 

ARTUKLU HABER AJANSI


Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor