İSPANYA’DAKİ ENDÜLÜS MÜSLÜMANLARI CAMİLERİNİ GERİ İSTİYORLAR

1492’de el konulan ve katedral yapılan Kurtuba Ulu Camii’nin geri verilmesi için Papa’ya, İspanya Kardinalı’na ve Cordoba Piskoposu’na mektup yazdılar.
Türk Dünyasından Haberler 6.03.2021 10:55:00 203 0
İspanya’da ‘Andalusya’ (Endülüs) olarak bilinen bölgede yer alan Kurtuba (Cordoba) kentinde yaşayan Müslümanlar, Papa Franciscus, Cordoba Piskoposu ve İspanya Kardinalline önceki gün birer mektup göndererek, 1492’de el konulup katedral yapılan Ulu Cami’nin kendilerine verilmesini talep ettiler.
Mektupta, Andalusya’nın en önemli camilerinden biri olan ve daha sonra katedral yapılan yeri, yeniden camiye dönüştürülerek ve büyük bir açılış yaparak namaz kılmak istediklerini belirttiler. Müslümanlar şöyle devam ettiler: ‘İspanya topraklarında, Müslümanlar ile Katolikler arasında asırlarca süren amansız savaşlar, her iki tarafta nefret oluşturmuştur. Ama, Müslümanlar, Yahudiler ve Katolikler arasında sıcak ilişkiler de yaşanmış ve akl-ı selim davranışlar ile olumlu kararlar alınmıştır. Asırlar sonra, Ulu Cami’nin bize verilmesi sayesinde, iki toplum arasındaki ilişki dostluğa dönüşecektir.’
711 yılında, şahane mimarisi ile tanınan kilisenin yarısını Katoliklerden satın alan Müslümanlar, burası küçük gelince diğer yarısını da satın almışlardı.
İspanyolcada ‘Mezquita’ olarak anılan Ulu Cami, 20 bin kişilik kapasitesi ile Avrupa’nın en büyük camisiydi.
Cordoba’daki Müslümanlar, göndermiş oldukları mektuba verilecek olan cevabı merakla bekliyorlar.
ANDALUSYA-ENDÜLÜS

Cordoba, Sevilla, Zaragoza, Toledo ve Granada (Gırnata)’yı içine alan Endülüs’e 5 yıl önce TRT ekibi ile gitmiş ve uzun röportajlar yapmıştık.
Müslümanlar’ın şimdi Papa’dan istedikleri Ulu Cami’yi, tabii ki katedral olarak inceledik.
Üç dinin birleştiği kentlerden biridir Cordoba.
Bu çeşitlilik, kente mistik bir hava katıyor.
‘Görülmesi Allah’ın emri’ iddiası ile Cami-Katedral’i, Roma lahit ve mozaiklerinin sergilendiği Alkazar Müzesi, Elhamra Sarayı’nı andıran muhteşem bahçeleri, şadırvanları, fıskiyeleri ve birbirinden güzel binaları ile Cordoba, göz kamaştırıyordu.
SEVİLLA

Geçmişin zenginliği, bugünün şıklığıyla harmanlanmış zarif bir şehirdir Sevilla. Güzelliği ile pek çok sanatçıya ilham kaynağı olan Sevilla’da, Cervantes Don Kişot kitabını yazmıştır.
İspanya’nın Endülüs özerk bölgesinin başkenti olan Sevilla, en çok nufusa da sahiptir. Sevilla, finansal ve kültürel açıdan da Güney İspanya’daki en önemli kenttir.
Sevilla, Avrupa’nın sur içi bölgesi en geniş olan şehirlerinden biridir.
GRANADA

Nevada dağlarının eteğinde kurulmuş olan Granada, 1492’ye kadar, yani İspanyollar’ın Emevi Devleti’ni teslim almasına kadar, tüccarların, sanatçıların ve bilim adamlarının rağbet ettikleri muhteşem bir yerdir.
Buradaki Elhamra Sarayı, İspanya’ya gelen turistler tarafından en çok ziyaret edilen yeridir.
Geniş bulvarları, Katedralı ve çok iyi korudukları Müslüman dönemine ait eserleriyle, ziyaret edilmesi gereken bir şehirdir Granada.

TOLEDO

Kastilya La Mancha bölgesinin merkezi olan Toledo, Madrid’e 80 kilometre mesafede.
Toledo denince akla ilk gelen şey, bir orta çağ kenti ve demir atölyeleridir.
Şehrin tüm tarihini gözler önüne seren tepelerden, Avrupa’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Toledo’nun büyüleyici manzarasını seyredersiniz.Toledo’nun ünlü meydanı olan, Plaza de Zocodover, turistler tarafından sıkça ziyaret ediliyor.Buraya giden dik yokuşu daha zahmetsiz çıkabilmek için yürüyen merdivenler yapılmış.
PAPA VE AYASOFYA
Papa Franciscus, İstanbul’da Ayasofya’nın birkısmının ibadete açılmasından sonra yaptığı açıklamada, “Aklım İstanbul’da. Ben Azize Sophia’yı düşünüyorum ve çok acı çekiyorum” demişti. Şimdi aynı Papa’nın, Avrupa’nın göbeğinde sayılan katedralin camiye dönüşmesine ne diyeceği şimdiden belli gibi.
Şimdi katedral olarak kullanılan Ulu Cami’yi ziyaretimiz sırasında, önümüzdeki kadın istavroz çıkarırken, kim bilir belki de bugünleri düşünerek ben de fatiha okuyordum

“KURTUBA’NIN KALBİNE KATEDRAL DİKTİLER”
Andalusya’da yaşananlar hakkında açıklamada bulunan İslam Tarihçisi
Prof. Dr. Mehmet Özdemir şöyle diyor:
“Hıristiyan orduları Endülüs’te fethettikleri her yerde ulu camileri katedrale çeviriyorlardı. Başlarda Müslümanlar’ın kaldığı yerlerdeki bazı küçük mescitleri bırakıyorlardı. 1502’den sonra küçük mescitler de kiliseye çevrildi. Kurtuba Ulu Camii’ni de aynı şekilde katedrale çevirdiler. Çok büyük ayin ve törenlerle bunu yaptılar. Müslümanların girişine asla izin verilmedi. 1500’lerde caminin kalbinde bir katedral daha inşa ettiler. Caminin orijinal yapısını bozdular. Papaların da bilgisi dahilinde yapıldı bunlar. Papa’nın tutarlı olabilmesi için Endülüs’te ve diğer başka diyarlarda kilise veya katedrale çevrilen mescit ve camilere de üzülüyor olması gerekir.”
“IZDIRABIN İZLERİ TARİHİ METİNLERDE”
İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Dr. Ersin Adıgüzel şunları söyledi:
“756’da kuruluşundan itibaren Kurtuba şehri Endülüs’ün başkentiydi. Kurtuba Ulu Camii de bu şehirde inşa edilen en büyük camiydi. 1236 yılında Müslümanlar bu şehri kaybettikten sonra cami katedrale çevrildi. Granada‘da, Valencia‘da, Toledo’da, Malaga‘da ve diğer Endülüs şehirlerindeki ulu camiler yıkıldı ve yerine katedral yapıldı. Kurtuba Ulu Camii ise yıkılmadan katedrale çevrildi. Müslümanlar o günlerde yazdıkları şiirlerde bu durumdan duydukları derin kederi dile getiriyorlardı. Onlarca, yüzlerce cami ve mescit vasfını kaybetmişti. Sadece Endülüs’tekiler değil bütün Müslümanlar bu ızdırabı duyuyorlardı. Tarihi ve edebi metinlerde bu ızdırabın izlerini kolayca görebilirsiniz.”
CORDOBA 1236’DA KİLİSE YAPILDI

Eski Ulu Cami, şimdi ise Cordoba Katedral’ı olarak anılan yere, dünyanın dört bir yanından olduğu gibi, Türkiye’den de ziyaretçi akını var. Fotoğrafta Türk mihmandar ziyaretçilere bilgi verirken.
Günümüzde ‘Córdoba Katedrali’ olarak adlandırılan  Kurtuba Ulu Camii (el-Mescidü’l-kebîr, el-Mescidü’l-câmi) Endülüs dinî mimarisinin en tanınmış ve en büyük binası. Yapımını 786’da I. Abdurrahman başlattı. Endülüs’ün 1236’da Katolik Hristiyanların eline geçmesinden sonra kiliseye çevrildi. Minareleri yıkılarak çan kulesi yapıldı. Orta bölümüne 1500’lerde bir katedral eklendi. 1984‘te UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alındı. Müslümanlar katedralin bir bölümünün ibadete tahsisi için UNESCO nezdinde de birçok girişimde bulundu ama netice alınamadı. Şu an hem kilise olarak hizmet veriyor hem de turistik olarak gezilebiliyor.
Endülüs Devleti’nin tarihini bir habere sığdırmak tabii ki imkânsız. Bu konuda Google’de araştırma yapıldığı zaman pek çok ilginç konuya rastlayabilirsiniz.
Ama isterseniz size, TRT için yaptığımız programlardan birini sunabilirim.
Aşağıdaki linke tıklayınız ve izleyiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=6ZH6LABhGJA

 Programdaki konular:
-İtalya’da Lucera-Sicilya Müslümanları
-Endülüs Emevi devleti. İspanya’da 800 yıl hüküm süren Müslüman devleti.
-Lale’yi Hollanda’ya gönderen Busbecque’nin yaşamı. Busbecq’in mektuplarını Veyis
Güngör anlatıyor.
– Leiden’de lalenin ilk ekildiği Botanik Bahçesi
Endülüs’ü işlediğimiz bir başkaprogram:

https://www.youtube.com/watch?v=6OKnb7qoWqA

– Etrüskler -Batı Anadolu’dan veya Karadeniz’den İtalya’ya göç ettiler,
Roma medeniyetini başlattılar.
– Endülüs-Sevilla. İspanya’da 800 yıl hüküm süren Müslüman devleti.Altın Kule.
– Almanya- Kültürümüze uygun yapılar.(Scwetsingen)
– Postdamdaki su deposu.
– Lale devri. Van Moer. Amsterdam Rijksmuseum. Alexander de Groot

 

ARTUKLU HABER AJANSI

 
  • BIST 100

    1.378%0,00
  • DOLAR

    8,1153% 0,12
  • EURO

    9,7123% 0,16
  • GRAM ALTIN

    455,35% 0,29
  • Ç. ALTIN

    751,3275% 0,29
17° / 5°