Haber Detayı
01 Haziran 2013 - Cumartesi 16:16 Bu haber 1159 kez okundu
 
Erdoğan:''Polisin Biber Gazı Kullanımındaki Hatalar İnceleniyor''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taksim'deki olaylara ilişkin "Güvenlik güçlerimizin özellikle biber gazı kullanımındaki yanlışları şu anda bakanlık tarafından zaten incelenmektedir, araştırılmaktadır" dedi.
Siyaset Haberi
Erdoğan:''Polisin Biber Gazı Kullanımındaki Hatalar İnceleniyor''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taksim'deki olaylara ilişkin "Güvenlik güçlerimizin özellikle biber gazı kullanımındaki yanlışları şu anda bakanlık tarafından zaten incelenmektedir, araştırılmaktadır" dedi.

Erdoğan, TİM 20. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Anadolu yakasında Selimiye Kışlası bulunduğunu belirterek, Avrupa yakasında da 1780'de 3. Selim zamanında bir eser yapılmasına karar verildiğini ve o zaman Krikor Balyan'ın Topçu Kışlası'nın yapımını üstlendiğini ve inşa edildiğini söyledi.

İstanbul Valisi ve aynı zamanda belediye başkanı sıfatıyla 1940'ta CHP’li Lütfü Kırdar’ın söz konusu yerin ne yazık ki yıkılması kararını verdiğini hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yine bir yabancının, Henri Prost’un oradaki tavsiyelerine uyduğu söyleniyor. Bu tavsiyeyle buraya yönelik böyle bir yıkım kararı alınıyor ve kışlanın yerine konut ve sosyal etkinlik alanları inşa edilmesi kararlaştırılıyor. Fakat planlanan düzenlemeleri maalesef kendileri yapamıyor. Biz arkadaşlarımıza bu çalışmaları yaptırırken, Taksim Kışlası’nı gördüğümüzde dedik ki, bu Taksim Meydanı'na bir defa çok büyük zenginlik katacak. Taksim Meydanı'nda böyle bir tarihi kültürel abidenin yükselmesi, bir defa bulunduğu bölgede yükselmesi aslında bu konulara yönelik mimarların, mühendislerin, çeşitli odaların, kurumların sahip çıkması gereken yahu burada bir tarihi eser vardı, bu tarihi eserin yeniden inşa edilmesi olmalıdır. Bunun peşinde koşmaları gerekir. Siyasetçiler de bunun peşinde koşması gerekir."

"Taksim Meydanı aşırı uçların cirit attığı bir yer olamaz"

Başbakan Erdoğan,  olayın Divan Oteli tarafındaki Asker Ocağı Caddesi bölgesindeki yaya genişletme çalışmalarıyla ilgili olarak sökülen ve Çağlayan’daki parkın içerisine dikilen 5-6 ağaç meselesi olmadığına dikkati çekerek, “Tam aksine olay Gezi Parkı’ndan çıkarılarak, şu anda gelindiği nokta ideolojiktir” diye konuştu.

Erdoğan, olayın ideolojik yönünü ise şöyle sıraladı:

“Bir, acaba biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni alabilir miyiz? İşte anamuhalefetin genel başkanı çıkıyor, diyor ki; 'hükümet istifa, başbakan istifa, polisini çek.' Polis orada dün de vardı, bugün de olacak, yarın da olacak. Niye? Çünkü Taksim Meydanı aşırı uçların cirit attığı bir yer olamaz. Polis niye var? Yarın orada farklı bir şeyler olsa vatandaş diyecek ki; benim can güvenliğim ne oldu? Bunu soracak. Polisin orada yaptığı görev on yıllardır bu. Yani bu AK Parti iktidarıyla başlayan süreç değil ki... Dünyanın neresine giderseniz gidin, bu tür toplumsal hareketliliğin olduğu yerlerde tedbirleri hükümetler kesinlikle alır. Burada da atılan adım budur. Burada güvenlik güçlerimizin özellikle biber gazı kullanımındaki yanlışları şu anda bakanlık tarafından zaten incelenmektedir,  araştırılmaktadır. Burada bir yanlış var eyvallah. Ama şunu da söylemek zorundayım yeri geldiği zaman yerinde, kurallarına göre onun da kullanılması gerekir. Bu gerçeği de görmek lazım.”

Biber gazı kullanımının sadece Türkiye’ye has bir şey olmadığını belirten Erdoğan, dünyanın her yerinde bu uygulamanın yapıldığını ve Türkiye’ye tavsiyede, nasihatte bulunanların önce kendi ülkelerine bakmaları gerektiğini söyledi.

Başbakan Erdoğan, olayın aşırılığa kaçması durumunda kendilerinin de bunun karşısında olacağını anlatarak, "Nitekim burada da böyle bir aşırılık söz konusudur. Onun için de gerek İçişleri Bakanıma gerek İstanbul Valime bu konuyla ilgili talimatları verdim, bütün görüntüler incelenmek suretiyle atılması gereken adımlar, alınması gereken kararlar alınacaktır" diye konuştu.

"AKM’yi dahi yıkmalıyız"

Şu anda Taksim Meydanı’nda bir yayalaştırma çalışması yapıldığını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti.

"Peki Gezi Parkı ve bu Topçu Kışlası, yayalaştırma projesiyle birlikte İstanbulumuza, ne yazık ki yıllar yılı, on yıllardır, 'Ya İstanbul’un doğru dürüst bir meydanı yok' diye hep serzenişte bulundunuz. Yok... Şimdi bu yaptığımız çalışmayla bir defa bu adımı atıyoruz ama bir de şu anda Kültür Bakanıma da söyledim, AKM’yi dahi biz yıkmalıyız, yıkıp oraya gururlanabileceğimiz bir opera binasını, yanındaki ve arkadaki boşluğu buraya ilave etmek suretiyle çok daha farklı bir projeyle yapmalıyız. Çünkü burası bu noktada önemli bir merkez olmalı.”

Başbakan Erdoğan, Taksim Meydanı’na gelen yerli yabancı turistlerin gururlanması, "dünyada böyle bir Taksim Meydanı varmış" demesi  gerektiğini dile getirerek,  şunları kaydetti:

"Yani şunu diyemeyiz, 'Hayır arkadaş, bize burada Gezi Parkı yeter, başka bir şey istemiyoruz.' Bu kafa, bu zihniyet, işte bu Topçu Kışlası'nı yıkıp, yerine Taksim Stadı’nı yapan zihniyettir. Yıllar yılı orada futbol oynandı. Meşhur Taksim Stadı, orası, daha sonra o stat nereye alındı? Şu andaki İnönü Stadyumu’nun olduğu yere. İnönü Stadyumunun olduğu yer neydi biliyor musunuz? Orada da Dolmabahçe Sarayı’nın ahırları vardı ve bu ahırlar daha sonra yıkıldı ve yine aynı zihniyet. O CHP zihniyeti bu seferde kalktı, oraya stadı yaptı. İyi veya kötü kararı bu şekilde verdi. Şimdi burada bu stat var."dedi.

Sosyal medyada asılsız iddialar, ithamlar ve yalan haberlerin  havada uçuştuğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Öyle ki 'Oradaki ağaçlarda bunları sallandıracaksın.' Alışmışlar ya... 'İnsanlar ölüyor, panzerler göstericileri eziyor' diye tweet atan densizlerin, bu tweetlere sahip çıkan onlarca, yüzlerce faşistin olduğunu dahi görüyoruz. Öte yandan medya Taksim'i maalesef yaygın bir kışkırtmaya dönüştürmek için bazı medya kuruluşlarının, özellikle de CHP'ye ait medya kuruşularının son derece sorumsuzca, son derece tehlikeli bir biçimde kışkırtıcı bir yayın yaptıklarını görüyoruz. En basit yalanların, en komik iddiaların, millete sağduyu telkin etmesi gerekirken kişiler ve medya tarafından satın alındığını görüyor, açıkçası buna üzülmüyoruz sadece gülüyoruz."

Polisin görevini zor şartlar altında yaptığını dile getirten Erdoğan, esnafa, çevreye, kamu malına verilen zarara,  illegal örgütlerin saldırılarına, kışkırtmalarına, taşlı, sopalı, sapanlı, molotoflu şiddete rağmen güvenlik güçlerinin hukuk ve kendisine verilen yetki dairesinde kalarak görevini ifa ettiğini anlattı.

Erdoğan, evinin manzarası bozulacak diye Boğaz Köprüsü'ne karşı çıkan, bunu da elinin altındaki medya ile solcu bir protestoya dönüştürenleri de Türkiye'de tanıdıklarını ve gayet iyi bildiklerini kaydederek, o günlerin artık geride kaldığını, planı, projesi, politikası olanın, milletin huzuruna çıkıp kendisini anlatabileceğini, yetkiyi de sadece sandıktan ve milletten alacağını aktardı.

"AVM veya şehir müzesi yapılabilir"

Taksim Gezi Parkı ile ilgili İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun dün gerekli açıklamaları yaptığını hatırlatan Erdoğan, asılsız iddiaların tümüne cevap verildiğini dile getirdi.

Erdoğan, kendisinin de burasıyla ilgili kısa bir teknik bilgi vereceğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bu yayalaştırma projesinde araçlar ne oluyor? Gümüşsuyu'ndan geliyorsunuz. Biliyorsunuz Ceylan Otel'e doğru giderken AKM'nin önünden giden bölüm, yani Mete Caddesi... Orada araçlar bir defa yerin altına alınacak. Şu anda çalışma kapsamında henüz daha bu başlamadı, orası da olacak. Bir diğeri Elmadağ'dan gelen Cumhuriyet Caddesi... Bunun altından araçlar alınıyor ve Tarlabaşı'na buradan geçiş sağlanacak. Aynı şekilde Taksim İlkyardım Hastanesine varıncaya kadar o bölgede araçlar yerin altına alınmış olacak. Yani Taksim Meydanı'nda artık şu andaki gibi araç görmeyeceğiz. Sadece orada benim halkım çoluğuyla çocuğuyla dolaşacak. Şimdi diyorlar ki; 'orada AVM yapılacak'. Şunu açıkça söylüyorum Topçu Kışlası yapıldığı zaman bunun giriş katı, altı ister AVM yapılabilir veyahut da bir şehir müzesi yapılabilir. Ama burada henüz kesin atılmış bir adım yok. İstiklal Caddesi'nden geliyorsunuz. Orada böyle bir alışveriş imkanı bulabilir misiniz? Şu anda Gezi Parkı'nın Cumhuriyet Caddesi'ne bakan yanında dükkanlar, halı mağazaları, büfeler yok mu? 20'yi aşkın orada dükkanlar var. Niye bu adamlar acaba bunlara isyan etmiyor? Niye bunlarla ilgili bir rahatsızlık duymuyorlar. Bu olmazsa olmaz değil. Belki burada biz bir şehir müzesi de yapabiliriz. Ki bizim ilk düşüncemiz, Divan Oteli tarafındaki bölümü şehir müzesi olarak düşünebiliriz veya bu tarafı düşünebiliriz. Ama bunlar nihai kararlar değildir ve sadece bunu adeta binanın tamamı AVM oluyormuş falan... Böyle bir şey de söz konusu değil."

Başbakan Erdoğan, şu anda İstanbul'un ciddi manada otele ihtiyacı olduğunu, uluslararası bir çok toplantıları yapabilecek otel bulunamadığını, rezidans noktasında da aynı sıkıntının yaşandığını ifade ederek, Türkiye'nin büyük oynadığını, Türkiye'nin güçlü bir ülke ve millet olduğunu her yerde. her şeyi ile ortaya koymaları gerektiğini vurguladı.

"Yılıdz'ı, Emirgan'ı göremeyenlerle söz düellosuna mı gireceğiz"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bazılarının "Burası Central Park olmalıdır" dediğini dile getirerek, bu kimselere "Central Park kaç dönüm veya hektardır?" diye sorulması halinde bilemeyeceklerini aktardı.

Her önüne gelenin, ağzı olanın konuştuğunu, burada böyle bir şeyin söz konusu olmadığını belirten Erdoğan, "Biz, Yıldız Parkı'nı, Emirgan Korusu'nu göremeyen zavallılarla bu ülkede söz düellosuna mı gireceğiz?" diye sordu.

"Eylemcilerden eylemlerini derhal sona erdirmelerini rica ediyorum"

Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu eylemlerin derhal sona erdirilmesini ve Taksim'de esnafa, yayalara, ziyaretçilere daha fazla zarar verilmemesini eylemcilerden rica ediyorum. Galatarasay Lisesi önünde toplan, Taksim Meydanı'na kadar yürü. Acaba orada mağaza sahibi olan bir insan, bu tablodan memnun olabilir mi? Her an tehdit, korku altında. Müşteri bile doğru dürüst gelmez. Böyle yürüyüşleri gördüğü zaman, hele bir-iki de böyle abuk sabuk hareket olduğu zaman vatandaş bu tür yerlerden kaçar. Çünkü, sükun, güven... Bunlar önemli şeyler. Bunlar olmadığı zaman orada siz ticareti de bu tür çeşitli ekonomik hareketleri de göremezsiniz. Samimi duygularla oraya gelen illegal örgütlerin istismarına maruz kalan vatandaşlarımın sadece güvenilir kaynaklara itibar etmelerini diliyor ve arzuluyorum. Özellikle muhalefet partilerine çatışmayı, öfkeyi, nefreti kışkırtan, gerilimi tırmandıran, şiddeti teşvik eden, kışkırtıcı söylem ve tavırlardan uzak durması çağrısı yapıyorum. Özellikle anamuhalefetin genel başkanına sesleniyorum. Şu anda, bu akşam için kendisi Kadıköy'de miting yapma kararı vermiş. Hakkındır, yapabilirsin, problem değil. Fakat o mitingte eğer tahrik ifadeleri kullanacak olursan, bilesin ki, millet seni hiçbir zaman affetmez ve etrafınızda toparladığınız bazı uç aşırı takımlarla bu tür toplantılar bir şey kazandırmaz. Olay miting yapmaksa, burada toplumsal hareketse ben kalkarım onun 20 topladığı yerde 200 bin toplarım, onun 100 bin topladığı yerde partim olarak 1 milyon insan toplarım. Bizim böyle bir sıkıntımız yok. Ama işi buraya getirmesinler."

"Bu proje halka sözümüz"

Erdoğan, bu işi tamamı ile özgürlükler temelinde ele aldıklarını, seçim öncesi ilan ettikleri gibi Taksim Projesi'ni uygulamaya koyduklarını ve projeyi yapacaklarını bildiren Erdoğan, bu projenin halka kendilerinin bir sözü olduğunu  söyledi.

AVM, AKM  ve Gezi Parkı  ile atacakları adımın bütünüyle İstanbul'u dünyaya çok daha farklı tanıtacağına inandığını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"İlla kalkıp bu tür eylemlerde bunlarla görüşün... Tamam görüşelim ama bunlar kim? Ne yazık ki, bunu benim vatadaşım biliyor mu? Bir bakıyorsunuz ki, altından çok karanlık şeyler çıkıyor. Teröre bulaşmış, terörün içinde olmuş ve bunlar istihbari bilgiler içerisine girmiş insan tipleri de bunların içinde. Tabii onlar birbirlerini tanımıyorlar ve bu tür eylemleri yapmak suretiyle de herkes zannediyor ki, bu safiyane olmuş bir şey. Bu tür safiyane davranıyormuş havasında olanlar yanlarında medya desteğini görünce onlar da farklı bir biber gazı sıkıyorlar. Nereye? Bu topluma."

"Aylardır kepenk kapanmıyor ve bölgeden acı haber gelmiyor"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, böyle bir Genel Kurul'da ekonomi ağırlıklı konuşmak istediğini belirterek, sözlerini şöyle noktaladı:

"Ancak sizler çözüm sürecine verdiğiniz desteklerle ülke geneline yatırımlarınızı, ekonomide atacağımız adımları yaydınız. Hedef 158, ama ben inanıyorum ki bu yetmez. İnşallah biz 160 milyar doları yakalamalıyız. Hamdolsun canlanma başladı. Aylardır kepenkler kapanmıyor, bölgeden yine hamdolsun acı haberler gelmiyor. Ocaklara ateş düşmüyor. İş adamlarımız, örgütlerimiz bölgeye gidiyor, bölgeyi ziyaret ediyor ve gerek 5. gerek 6. bölgedeki teşviklerden tabii ki bütün girişimcilerimiz, iş adamlarımız, inanıyorum ki en güzel şekilde istifade edecektir. Sabotaj girişimlerine karşı sağlam bir duruş sergileyen, muhalefetin kışkırtcı açıklamaları ve eylemleri karşısında daha dikkatli olalım. Birlik, beraberlik içerisinde inşallah çözüm sürecini tamama erdirelim diyorum."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sadece bu millete rant sağlamanın gayreti içerisinde olduklarını belirterek, "Biz hala kişi başına milli gelirin 3 bin 500 dolar olduğu bir Türkiye’de mi yaşamak istiyoruz, yoksa Türkiye’nin 15 bin dolara, 25 bin dolara çıktığı bir Türkiye’de mi yaşamak istiyoruz?" dedi.

Erdoğan, TİM 20. Olağan Genel Kurulu"nda yaptığı konuşmada, Topçu Kışlası’nın yerinde, aynen tarihi rölöveleri neyse, bunlara uygun olarak yapılıp, bunun yanında mevcut yeşili azami ölçüde korumak suretiyle Taksim'de de araçların yeraltına alınıp yayalaştırmanın bitirilmesi ve vatandaşın çoluğuyla çocuğuyla gezebilme imkanını bulması gerektiğini kaydetti.

İşin farklı yerlere çekilmek suretiyle ideolojik yaklaşımla 3-5 gündür estirilen havanın olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz sadece bu millete rant sağlamanın gayreti içerisindeyiz. Biz hala kişi başına milli gelirin 3 bin 500 dolar olduğu bir Türkiye’de mi yaşamak istiyoruz, yoksa Türkiye’nin 15 bin dolara, 25 bin dolara çıktığı bir Türkiye’de mi yaşamak istiyoruz? Bunların zihniyetine bakarsanız, bu millet gecekondularda yaşasın, bu millet insanca yaşamanın olmayacağı o malum yerlerde yaşasın. Biz ne diyoruz; kentsel dönüşüm ve değişimlerle beraber benim insanımın insanca yaşayabileceği yerleri olsun."

Belediye başkanlığı döneminde İstanbul’a dikilen ağaçlar

Başbakan Erdoğan, belediye başkanlığı döneminde İstanbul’a dikilen 10 yaş üstü grubu ağaçların hiçbir dönem dikilmediğini belirterek, bunun cumhuriyet tarihinin iyi incelenmesi durumunda rahatlıkla görülebileceğini söyledi.

CHP’lilere "Acaba tek partili dönemde İstanbul’a ne kadar ağaç diktiniz?" sorusunun sorulması gerektiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Belediye başkanlığım döneminde şu TEM’in, E-5’in üzerinde ve yanlarında hiçbir dönemde olmayan ağaçlandırmayı yaptım. Şimdi ise yaklaşık 2 milyarın üzerinde Türkiye genlinde fidan diktik. 750 milyona yakın 3 yaş ve üstü ağaç diktik, dikiyoruz. Niye? Çünkü Türkiye’yi biz yeşiller noktasında güçlendirelim istiyoruz. Daha da ileri gidiyoruz şu anda. Türkiye genelinde her yerde milli parklar yapıyoruz, ormanlık alanlar inşa ediyoruz ve bu konuda da ciddi manada orman ve su işleri noktasında, bakanlığımızın yoğun çalışması var. Şimdi burada bazı dostlar gücenebilir, gücenmesinler, gerçeği söyleyeceğim."

"Taksim Meydanı’nda şu anda bu gösterileri yapanlar dürüst davranmıyor"

Başbakan Erdoğan, Zekeriyaköy’de onbinlerce ağacın kesilip orada bir üniversite yapıldığını belirterek, şunları kaydetti:

"O ağaçların kesilmesine karşı adeta savaş verdim. Acaba şu anda bağırıp çağıranlar, o zaman neredeydi? Bu ağaçlar 15 yaş, 20 yaş grubu üstü ağaçlardı. Niye onlar meydana çıkıp da konuşmadılar o zaman? Bu CHP niye konuşmadı? Şu anda bu çevreciler niye konuşmadı? Üniversitenin açıldığı sıralarda ben cezaevindeydim. O zaman işte dönemin Cumhurbaşkanı, 'Buraya mani olmak isteyenler şimdi nerede' diye sordu? Ama hamdolsun ben şiir okuduğum için cezaevindeydim. Çıktım, çıktıktan sonra o devam eden mahkeme sürecini hamdolsun olumlu bir sonla neticelendirdik. Şu anda o üniversite sahibini buldu. Kimin? Şimdi orası değerli arkadaşlarım, devletin. Şimdi o üniversitenin yönetimi de vakfı da buranın kiracısı konumunda. Hak yerini buldu. Üniversite olduğu için yıkmadık. Ama bir rivayete göre 30 bin, bir rivayete göre 40 bin orada yetişmiş ağaç kesildi. İnsanı üzen bu. Taksim Meydanı’nda şu anda bu gösterileri yapanlar dürüst davranmıyor."

"O tarihi Topçu Kışlası'nı onun yerinde yapacağız"

Erdoğan, bir Başbakan olarak "Benim muhatabım kim?" sorusunu sormak istediğini belirterek, "Eğer benim muhatabımın bu noktada gerçekten bir samimiyeti, bir dürüstlüğü varsa çıksın ortaya ne talep ettiğini söylesin. Eğer tarihi Topçu Kışlası’na karşı çıkmaksa kusura bakmasın, biz o tarihi Topçu Kışlası'nı onun yerinde yapacağız. Niye? O orada vardı" diye konuştu.

Yeşilse yeşilin daniskasını yeni yayalaştırma projesinde gayet güzel bir şekilde peyzaj çalışması, her şeyiyle yapacaklarına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ama bunların inanın böyle bir derdi yok. Bunların belediyelerinin olduğu yerlere bakın, adeta çöl gibidir, sahra gibidir. Biz, 10 yılda 120 şehir ormanı kurduk. Türkiye’ye 900 bin hektar yeni orman kazandırdık. Hiç bunlar televizyonlarda konuşuluyor mu? Gazatelerde okuyor musunuz? Hayır. Bu hükümeti çevre karşıtı, ağaç karşıtı, yeşil karşıtı diye lanse etmek büyük haksızlıktır. Şimdi soruyorum. Allah aşkına 1994 öncesi dönemde şu İstanbul’da hava kirliliğinden dolaşabiliyor muydunuz? Samimi olalım, dürüst olalım. İçme suyu bulabiliyor muydunuz? Niye içme suyu yoktu? Ormanın yok ki içme suyun olsun. Soruyorum, çöp dağlarından bu İstanbul’dan geçebiliyor muydunuz? Şimdi tertemiz bir İstanbul’a, suyu olan bir İstanbul’a kavuştuk diye, hava kirliliği olmayan bir İstanbul’a kavuştuk diye mi bunlar oluyor? Her tarafı yemyeşil bir İstanbul’a kavuştuk diye mi bunlar oluyor?”Dedi.

 

 

ARTUKLU HABER AJANSI

 


Kaynak: (AHA) - Artuklu Haber Ajansı Editör: Abdullah Ortaç
Etiketler: Başbakan, Recep, Tayyip, Erdoğan, Taksimdeki, olaylara, ilişkin, “Güvenlik, güçl
Yorumlar
Haber Yazılımı