Haber Detayı
13 Haziran 2013 - Perşembe 15:23 Bu haber 869 kez okundu
 
BAKAN GÜLER'DEN ŞOK EDEN AÇIKLAMALAR!
İçişleri Bakanı Muammer Güler, "Kamuoyuna açıklıyorum, evvelki gün benzin bidonlarıyla oradaki çadırların yakılması birkaç gencin veya Allah korusun, daha fazla gencin ölümüne sebebiyet verilerek bir büyük kargaşa ortamı yaratılmasına dahi çalışıldı. Biz bunu biliyoruz, vatandaşlarımızın da görmesini istiyoruz" ifadesini kullandı.
Siyaset Haberi
BAKAN GÜLER'DEN ŞOK EDEN AÇIKLAMALAR!

İçişleri Bakanı Muammer  Güler, "Kamuoyuna açıklıyorum, evvelki gün benzin bidonlarıyla oradaki çadırların yakılması birkaç gencin veya Allah korusun, daha fazla gencin ölümüne sebebiyet verilerek bir büyük kargaşa ortamı yaratılmasına dahi çalışıldı. Biz bunu biliyoruz, vatandaşlarımızın da görmesini istiyoruz" ifadesini kullandı.

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ankara Vilayetler Evi'nde gerçekleştirilen Uyusturucu Bağımlılarının Topluma Kazandırma Eylem Planı (TOKEP) tanıtım toplantısına gelişinde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

İçişleri Bakanı Muammer Güler Burada Yaptığı açıklamalarda Provake işlemlerinin Tek bir elden ve Merkezden yöneltildiğine ilişkin Bilgiler elde edildiğin açıklayarak şunları söyledi:

Olayların başlangıcından bu yana kamuoyunda yanlış algı yaratılma, bilgi kirliliği üzerine tezler geliştirilmeye çalışıldığını anlatan Güler, "Yayalaştırma projesinin kaldırım genişletme çalışması orada Topçu Kışlasının yapıldığı bir algı yaratılarak protesto eylemine, önce Gezi Parkı bazlı bir protesto eylemine sonra da toplumun geniş kesimlerine yayılan, bugün de artık bana göre Gezi Parkı'nın çok üzerinde başka talepleri kapsayan protestolara veya kanunsuz eylemlere dönüştü. Orada Topçu Kışlası ile ilgili herhangi bir işlemin yapılmadığını veya yapılmıyor olduğunu vatandaşlarımız bildiler" diye konuştu.

Topçu Kışlası projesine ilişkin idari yargının yürütmeyi durdurma kararı verdiğini ve hukuki prosedürün de buna göre yürütüleceğini  belirten Güler, şöyle devam etti:

"Buna rağmen sayın Başbakanımız orada ağaçların kesilmesiylle ilgili kamuoyunda yanlış algı yaratıldığını ifade ettiler. Zaten Topçu Kışlası projesinde, o ağaçların büyük bölümü o projenin içinde kalıyor. Oradan alınacak 70-80 kadar ağaç da o projenin etrafındaki yerlerde değerlendirilmiş olacak. Bunun bu şekilde bilinmesi lazım. Ancak bu süreç içerisinde başlangıçta Gezi Parkı'nda çadır kurarak orada bulunan kesimler, Gezi Parkı'nın boşaltılmasına müteakip bu protesto eylemlerini yaygınlaştırdılar, Türkiye'nin birçok ilinde benzer protestolar yapıldı. Ancak arkadaşlar Taksim'deki, özellikle Taksim Meydanı'nın, Gezi Parkı'nın, şu anda Gezi Parkı kamuya açık, herkesin yararlanması gereken bir alan olmasına rağmen orada ayın 1'inden itibaren belli arkadaşların çadırlarını kurarak, 24 saatlerini orada geçirerek başkalarının oradan yararlanmasını engelleyen bir durum var. Bunun hiçbir şekilde sürdürülebilirliği yok. Bunu kendileri de biliyorlar. Ayrıca Taksim alanındaki işgalin, AKM'de, Atatürk Anıtı'nda, o çevrede kurulan, Taksim'e açılan 12 arterin bariyerlerle kapatılmasının bölgeye getirdiği sıkıntıları da gördük."

"Gezi Parkı'nı çatışma alanı haline getirmek istiyorlar"

Taksim'de yaklaşık 30 bin yatak kapiteli beş yıldızlı otellerdeki doluluk oranın olaylardan sonra yüzde 70-80 gerilediğini ifade eden Güler, şöyle konuştu:

"Bunun sürdürülemeyeceğini herkes biliyordu. Yapılan ikazlara rağmen arkadaşlarımız bu konudaki direnişlerini sürdürdüler. Meydanda, evvelki gün bir temizleme yapıldı. Şu anda gerekli güvenlik önlemleri de sağlandı. Ancak biz şunu özellikle de ifade ediyoruz, hak arayışı, meşru sınırlar içindeki talepler, kanuna uygun toplantılar, gösteriler, oturma eylemleri, basın açıklamaları hangisi olursa olsun, kanuni, meşru sınırlar içinde kaldığı sürece polisin herhangi bir müdahalesi yok. Ancak Gezi Parkı'ndaki olayın bu şekilde devam etmeyeceğini, bunun artık bir şekilde sonlandırılması gerektiğini de ifade ettik. Özellikle evvelki gece, Taksim alanındaki polisimizin, alanı temizlemesi sırasında marjinal grupların, illegal örgütlerin neler yaptığını bütün kamuoyu gördü. Benim burada söylememe gerek yok. Orada polise taşlarla, molotof kokteylleriyle, havai fişeklerle, sis bombalarıyla, çelik bilyelerle yapılan saldırıyı herkes gördü."

Gösterilerde, Gezi Parkı'ndaki vatandaşlar dayanak yapılarak, onlar üzerinden bir ideolojik direnişe döndürülmeye çalışıldığına dikkati çeken Güler, " Oradaki gençlerimizin, çocuklarımızın isteklerini, kendi ideolojik istekleriyle birleştirerek ve onları da adeta siper yaparak polisle çeşitli çatışmalara girmek isteyenler var. Gezi Parkı'nı bir çatışma alanı haline getirmek istiyorlar. Oradaki provokasyonlarla polisi sanki orada eylem yapmış, oradaki insanlara zarar vermiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Bunu çok dikkatle ayırıyoruz, bunu kendilerine de söyledik" şeklinde konuştu.

"Benzin bidonlarıyla çadırlar yakılarak, kargaşa yaratılmaya çalışıldı"

Çadırların bulunduğu yerde değişik provokasyonların hazırlandığını gördüklerini dile getiren Güler, "Kamuoyuna açıklıyorum, evvelki gün benzin bidonlarıyla oradaki çadırların yakılması birkaç gencin veya Allah korusun, daha fazla gencin ölümüne sebebiyet verilerek bir büyük kargaşa ortamı yaratılmasına dahi çalışıldı. Biz bunu biliyoruz, vatandaşlarımızın da görmesini istiyoruz" ifadesini kullandı.

Polisle çatışma ortamına girmeden, sağduyulu hareket ederek, taleplerini kamuoyuna yansıtanlar olduğunu söyleyen Güler, Başbakan Erdoğan'ın bu talepleri dinlediğini kaydetti.  "Artık bu işe, kamuoyunda başka gerginliklere sebep olmadan son verilmesi lazım" diyen Güler, olaylarda hayatını kaybedenler olduğunu, zarar meydana geldiğini hatırlatarak, bunların demokrasilerde ve hukuki zeminde kabul edilebilecek hareketler olmadığını vurguladı.  

Gerginliklerle Türkiye'nin marka değerinin düşürülmeye, ekonomisinin zayıflatılmaya çalışlıdığını kaydeden Güler, "Bu amaçların gerisindeki arayışları da biz biliyoruz. Vatandaşlarımızın da bunu görmesini istiyoruz. İnşallah akıl hakim olacaktır ve gençlerimize bir zarar gelmeden oradaki hayat herkesin faydalanabileceği bir ortama kavuşacaktır" dedi.

"Orantısız güç kullanımına ilişkin inceleme başlatıldı"

Güler, polisin orantısız güç kullanımıyla ilgili sorular üzerine de, bu konuda çeşitli iddialar bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Ankara, İstanbul, İzmir ve diğer yerlerde polisin orantısız güç kullanımına ilişkin incelemeleri, mülkiye ve polis müfettişlerimiz beraber yapıyor. Kanuni gereği yapılır. Kimsenin bu konuda bir endişesi olmasın. İncelemeler başlatıldı. Sadece polisin orantısız güç kullandığını gösterip, vandalizim görüntülerini, yakıp yıkmayı bunun gerisinde tutmanın hiçbir manası yok. Bunu görenler, öbür tarafta polise yapılan şiddeti, kamu düzeninin genel hayatın etkilenmesi, yakılan yıkılan yerleri de görsünler. Ben sadece tek açıdan bakmasınlar diye vatandaşlarımdan özellikle istirham ediyorum."

"MOBESE kayıtları savcılığa verildi mi" şeklindeki soru üzerine de Güler, "Elbette verildi. Elbette bu olaylardan büyük üzüntü duyuyorum. Ataşehir'de trafik kazasında hayatını kaybeden, Hatay'da hayatını kaybeden, yine Ankara'da hayatını kaybeden, ayrıca şehit olan komiserimizle ilgili, hepsinin acısı bizim yüreğimizdedir. Bunların hepsi bizim insanımızdır. Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerin acısını paylaşıyorum. 600'ün üzerinde polis ve 1000'in üzerinde vatandaşımız da yaralanmıştır. Şu anda hastanelerde 40 civarında insan da yatmaktadır. Elbetteki bunların acısı hepimizin yüreğindedir. Bunların bir an önce sona erdirilmesi lazım" açıklamasında bulundu.

Olaylarla ilgili dezenformasyon yapıldığının net görüldüğünü dile getiren Güler, şöyle devam etti:

"Bana bir soru soruldu Taksim'deki olaylarla ilgili polis elinde silah, molotof kokteyli atıyor denildi. Ben de bunun yalan olduğunu söyledim. Bir saat sonra da bunun nasıl bir provokasyonla, nasıl kamuoyunun yanıltılarak düzenlendiğini gördünüz değil mi arkadaşlar. Bunları da lütfen görsünler provokasyon dediğimiz şey böyle bir şey. Bu çocuklarımızı biz tanıyoruz, bu çocuklarımızı biliyoruz. Bunların samimiyetine de inanıyoruz. Bu çocuklar bizim çocuklarımız. Elbette ki 90'lı yıllarda yetişen çocukların talepleri, istekleri geleceği ilişkin umutları farklı olabilir. Jenerasyon farklarıyla artık dünyanın değiştiğini, geliştiğini görüyoruz ama şunu söylediler arkadaşlar, ben o toplantıdan sadece bir arkadaşlarımızın genel kanaatleri olarak söylüyorum, dediler ki, 'Bütün bizim kullandığımız bu özgürlükler son 10 yılda AK Parti hükümetlerinin sağladığı özgürlük ortamında kullanılan haklardır özgürlüklerdir.' AK Parti hükümetleri son on yılda demokrasi adına çok şey gerçekleştirdiler. Bakın buraya gelen, çocukları biz toplanamıyoruz, sendika kuramıyoruz, dernek kuramıyoruz, üniversiteyle ilgili talepler, başka taleplerle gelmediler ancak o taleplere de elbette ki kulak verilecek."

Gezi Parkı'nda provokatörlerle çocukların birarada olmasının sürdürülebilirliğinin olmadığını vurgulayan Güler, şunları kaydetti:

"Taksim'deki kamu düzeninin oradaki ticari etkinliğin, oradaki trafik düzeninin mutlaka sağlanması lazım. Ben özellikle velilerin bu konuda anlayış göstermesini istiyorum. Çocuklarımız çekilsinler. Eğer orada marjinal gruplar yine polisle çatışmayı sürdüreceklerse elbette devletin polisi her gün bu düzeni sağlamak için hazırdır. Özellikle kimsenin burnunun kanamasını istemiyoruz. İstanbul Emniyet Müdürlüğümüz, güvenlik güçlerimiz, İstanbul Valiliğimiz bu konuda her türlü özeni gösteriyor ben de kendilerinden İçişleri Bakanı olarak bu konuda sağduyulu davranmalarını özellikle rica ediyorum."  

Basının başlangıcında görüntü almasına izin verilen toplantıya Güler'in yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve ilgili bürokratlar katıldı.

 
 ABDULLAH ORTAÇ-ARTUKLU HABER AJANSI-ANKARA


Kaynak: (AHA) - Artuklu Haber Ajansı Editör: Abdullah Ortaç
Etiketler: İçişleri, Bakanı, Muammer, , Güler, “Kamuoyuna, açıklıyorum, evvelki, gün, benzi
Yorumlar
Haber Yazılımı