SEYRETTİKLERİNİ DEĞİL, SKORA GÖRE YORUM YAPANLAR ÇILDIRTIYOR...
Dün akşam izlediğimiz Fransa-Almanya futbol maçı, gerçek futbolseverleri kahreden bir skor ile sonuçlandı: 2-0.
Maç öncesinde ve sonrasında okuduğumuz ve dinlediğimiz bizim yorumcular, maçı seyrettiklerine göre değil, skoruna göre yorumladılar.
Sevgili dostum Hıncal Uluç'un her zaman acımasızca yaptığı yorumcu eleştirilerine üzülürdüm ama şimdi üzülmeyeceğim.
Dün akşam sahada Fransa diye bir takım var mıydı Allah aşkına?
Hollanda'nın Total Futbol'unu Ajax'ta öğrendikten sonra Fransa milli takımının başına getirilen Stefan Kovacs, Rinus Michels'in yarattığı Total Futbol'u Fransa milli takımına monte etmişti.
Savunma hattıyla hücum hattı arasındaki mesafeyi daraltmayı amaçlayan ve futbol takımının oyuncularının her mevkide oynayabilmesini öngören bu futbol ekolü ile yükselen Fransa'dan eser kalmamıştı. Dün akşam Stefan Kovacs'ın kemikleri sızlamıştır.
Dün akşamki maçta, uzatma bile işaret edilmediği halde 46'ncı dakikada gelen talihsiz penaltı golüne kadar, sahada Almanya kedi, Fransa ise fare idi.
İkinci yarıda da aynı durum devam etti. Ama umutlar kaybolunca ve Fransız seyircisi coşunca Fransız takımı da biraz coştu, o kadar.
Maç sonrasında dinlediğimiz ve okuduğumuz yorumcular bir başka maçı anlatıyorlardı adeta.
Yazık ki çok yazık.
Ama hakkını vereyim, Oğuz Çetin hepimizin onaylayacağı şu sözleri döktürmüştü: 'Sonuç ne olursa olsun, turnuvanın en güzel maçlarını oynayan bir Almanya seyrettik.'
Bravo Oğuz Çetin'e...
Şidi soruyorum: Fransa pazar günü Portekiz'i yenip Avrupa şampiyonu olursa, bu şampiyonluğu hak etmiş olacak mı?
Bir maç hariç, oynadıkları maçlarda dökülen Fransa milli takımı şampiyonluğu hak etmeyecektir.
Bu nedenle, pazar günü Ronaldolu, Nanili ve belki de Quaresmalı Portekiz'in şampiyon olmasını dileyelim.
Fotoğrafta, Hollanda'nın Total Futbolu'nu Fransa'ya monte eden Stefan Kovacs ile görünüyorum.